Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı için yüzde 50+1 şartının aşılmasına yönelik arayışlar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den kritik bir hamle geldi. Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın ortaklarından biri olarak, anayasa değişikliği yerine erken seçim formülüne sıcak bakmadığını açıkladı. Bu çıkış, Saray'da ve siyaset kulislerinde yeni bir tartışma başlattı.
Bahçeli'nin Çıkışı ve Seçim Formülleri
Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2028'deki seçimlerde yeniden aday olabilmesi için yüzde 50+1 oy oranının aşılması gerekiyor. Ancak mevcut anayasal düzenlemeler, bir kişinin en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilmesine izin veriyor. Erdoğan, 2014 ve 2018'de iki kez seçildiği için 2028'de adaylığı tartışmalı. Bu nedenle Saray'da, erken seçim yoluyla Erdoğan'ın üçüncü kez aday olabileceği bir formül üzerinde çalışılıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, bu formüle karşı çıkarak, "Anayasa değişikliği olmadan erken seçim kararı almak doğru değil" mesajı verdi. Bahçeli'nin bu tutumu, Cumhur İttifakı içinde ilk kez açık bir görüş ayrılığı olarak yorumlanıyor.
Saray'da ve Kulislerde Yankıları
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantılarda, erken seçim seçeneğinin masada olduğu ancak Bahçeli'nin vetosu nedeniyle askıya alındığı belirtiliyor. AKP kurmayları, Bahçeli'nin bu çıkışını "pazarlık payı" olarak değerlendirirken, muhalefet partileri ise "Cumhur İttifakı çatlıyor" yorumunu yapıyor. CHP lideri Özgür Özel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Erdoğan'ın adaylığı için anayasa değişikliği şarttır, erken seçim numaralarıyla bu iş olmaz" dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "Bahçeli'nin çıkışı, Erdoğan'ın adaylığının önünde ciddi bir engel" ifadelerini kullandı.
Yüzde 50+1 Şartı ve Olası Senaryolar
Türkiye'de cumhurbaşkanı seçimi için geçerli olan yüzde 50+1 şartı, ilk turda salt çoğunluğun sağlanamaması durumunda ikinci tura gidilmesini öngörüyor. Erdoğan'ın 2018'deki seçimde aldığı yüzde 52,6'lık oy oranı, bu şartı aştığını gösteriyor. Ancak anayasa değişikliği olmadan üçüncü kez aday olamayacağı için, erken seçim formülü gündeme geliyor. Erken seçim kararı alınırsa, Erdoğan'ın adaylığı için anayasa değişikliği gerekmeyecek; çünkü erken seçim, yeni bir seçim dönemi başlatacak. Ancak bu formül, muhalefetin itirazlarına ve olası bir Anayasa Mahkemesi iptaline açık. Bahçeli'nin bu formüle karşı çıkması, Erdoğan'ın adaylığını zora sokabilir.
Siyasi Analiz ve Gelecek Perspektifi
Devlet Bahçeli'nin bu çıkışı, Cumhur İttifakı'nın geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. MHP, 2018'den bu yana AKP ile ittifak halinde ve Bahçeli, Erdoğan'ın en önemli destekçilerinden biri olarak biliniyor. Ancak Bahçeli'nin bu son hamlesi, ittifak içinde pazarlık gücünü artırma çabası olarak yorumlanıyor. Siyaset bilimciler, Bahçeli'nin erken seçim yerine anayasa değişikliği konusunda ısrarcı olmasının, MHP'nin kendi tabanına "biz de söz sahibiyiz" mesajı vermek istemesinden kaynaklandığını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde, Cumhur İttifakı ortaklarının bir araya gelerek bu konuyu netleştirmesi bekleniyor. Erdoğan'ın adaylığı için ise üç senaryo öne çıkıyor: Anayasa değişikliği, erken seçim veya 2028'e kadar bekleyip yeni bir aday belirlemek. Bahçeli'nin freni, bu senaryolardan hangisinin öne çıkacağını belirleyecek gibi görünüyor.
Sonuç olarak, Devlet Bahçeli'nin erken seçim formülüne karşı çıkışı, Erdoğan'ın yeniden adaylığı tartışmalarında önemli bir kırılma noktası oluşturdu. Cumhur İttifakı içindeki bu görüş ayrılığı, önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetinin seyrini belirleyebilir. Muhalefet ise bu durumu fırsat bilerek erken seçim çağrılarını sürdürüyor.