Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. İsmet Üstün, iklim değişikliği ve çevre kirliliğinin yalnızca doğayı değil, insan sağlığını da tehdit ettiğini söyledi. Dr. Üstün, artan hava sıcaklıkları, hava kirliliği ve orman yangınlarının oluşturduğu kirleticilerin inme riskini artırdığını vurguladı. Özellikle ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalığı olanların bu durumdan daha fazla etkilendiğini belirten uzman, iklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerin önemine dikkat çekti.
İklim Değişikliği İnme Riskini Nasıl Artırıyor?
Dr. İsmet Üstün, yaptığı açıklamada iklim değişikliğinin inme üzerindeki etkilerini detaylandırdı. Artan sıcaklıkların vücutta su kaybına ve kan yoğunluğunun artmasına neden olduğunu, bunun da pıhtı oluşma riskini yükselttiğini ifade etti. Ayrıca hava kirliliğinin damar sertliğine yol açtığını ve orman yangınlarından kaynaklanan partikül maddelerin solunum yoluyla akciğerlere ve kan dolaşımına geçerek kalp ve beyin damarlarını olumsuz etkilediğini belirtti. Uzun vadede bu faktörlerin inme (felç) geçirme olasılığını önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Risk Grupları ve Korunma Yolları
Uzm. Dr. Üstün, özellikle 65 yaş üstü bireyler, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı olan kişilerin daha büyük risk altında olduğunu vurguladı. Korunma için bol su tüketilmesi, aşırı sıcak saatlerde dışarı çıkılmaması, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde maske kullanılması ve düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca yeşil alanların artırılması ve fosil yakıt kullanımının azaltılması gibi uzun vadeli çevre politikalarının da halk sağlığı için kritik olduğunu ekledi.
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla araştırmaya konu oluyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, hava kirliliği her yıl dünya genelinde milyonlarca erken ölüme neden oluyor. Türkiye'de de özellikle büyük şehirlerde hava kalitesi endişe verici seviyelere ulaşabiliyor. Nöroloji uzmanının uyarıları, bireysel önlemlerin yanı sıra toplumsal farkındalığın ve kamu politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Sağlık otoritelerinin iklim değişikliği ile mücadele planlarını hızlandırması, inme gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde hayati rol oynayabilir.