Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski AKUT Başkanı ve dağcı Nasuh Mahruki hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebinde bulundu. Mahruki'nin sosyal medya paylaşımları ve kamuoyuna yansıyan sözleri nedeniyle hakkında başlatılan adli süreçte savcılık, ifade alma ve delil toplama aşamasının ardından tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine başvurdu.
Soruşturmanın detayları ve TCK 216
Soruşturma, Mahruki'nin geçtiğimiz aylarda yaptığı bazı paylaşımların "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçunu oluşturduğu iddiasına dayanıyor. TCK'nın 216. maddesi, "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" başlığını taşıyor ve bu suçun işlenmesi halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Mahruki'nin özellikle deprem dönemindeki açıklamaları ve AKUT yönetimiyle ilgili eleştirilerinin bu kapsamda değerlendirildiği öğrenildi.
Savcılık, Mahruki'nin ifadesinin ardından adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutuklama talep etti. Mahruki'nin avukatları ise müvekkillerinin suçlamaları kabul etmediğini ve savunmalarını hakimlik önünde yapacaklarını belirtti. Olayda, Mahruki'nin kamuoyunda tartışma yaratan sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor.
Nasuh Mahruki kimdir?
Nasuh Mahruki, 1990'lı yıllardan bu yana dağcılık ve arama kurtarma çalışmalarıyla tanınan bir isim. 1996 yılında AKUT'u kuran Mahruki, uzun yıllar bu derneğin başkanlığını yürüttü. 2023 yılında AKUT yönetiminden ayrılan Mahruki, özellikle sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık gündeme geldi. 2023 Kahramanmaraş depremlerinde AKUT'un müdahalesine yönelik eleştirileri ve ardından yaptığı açıklamalar tartışma yaratmıştı.
Mahruki, 2019 yılında da "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan yargılanmış ancak beraat etmişti. Bu yeni soruşturma, benzer iddialarla ilgili ikinci adli süreç olarak kayıtlara geçti.
Bakırköy Adliyesi'nde ifade veren Mahruki, çıkışta gazetecilere "Hiçbir suç işlemedim. Bu iddialar tamamen asılsız" şeklinde konuştu. Sürecin hukuki boyutunun takipçisi olacağını belirten Mahruki, tutuklama talebine ilişkin hakimlik kararını beklediğini söyledi.
Olayın siyasi bir boyut kazanması, kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu. Mahruki'nin geçmişte bazı siyasi partilere yönelik eleştirileri, bu soruşturmanın siyasi amaçlı olduğu yorumlarına yol açarken, hukukçular sürecin yargı bağımsızlığı çerçevesinde takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Mahruki'nin avukatı, müvekkilinin adli kontrol şartlarıyla serbest bırakılması için itirazda bulunduklarını ve önümüzdeki günlerde hakimlikten karar çıkmasını beklediklerini açıkladı.
Tutuklama talebi, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve yargı süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımların cezai yaptırımlarla karşılaşması, birçok kullanıcı tarafından eleştiriliyor. Uzmanlar, TCK 216'nın uygulanmasındaki hassasiyete dikkat çekerek, suçun unsurlarının somut delillerle ortaya konması gerektiğini belirtiyorlar.