Nijer'in başkenti Niamey'de 26 Temmuz sabahı başlayan askeri isyan, ülkeyi kaosa sürükledi. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'na bağlı askerler, önceki gece yönetimi ele geçirmek amacıyla stratejik noktalara eş zamanlı operasyon düzenledi. Patlama ve silah seslerinin yankılandığı saatler boyunca havaalanı ve Cumhurbaşkanlığı çevresinde yoğun çatışma çıktı. Nijer hükümeti, Cumhurbaşkanlığı'nda kontrolü ele geçirdiğini duyurdu; ancak havaalanı bölgesinde durumun hala belirsiz olduğu bildiriliyor.
Darbe Girişiminin Ayrıntıları
Olaylar, yerel saatle 03:00 sularında başladı. İsyancı birliklerin ilk hedefi, devletin kalbi olan Cumhurbaşkanlığı kompleksiydi. Tankların ve zırhlı araçların eşlik ettiği birlikler, dış güvenlik duvarlarına ateş açarak içeri girmeyi denedi. Ancak hükümete bağlı güçler, hava desteği de alarak saldırıyı püskürttü. Bu çatışmalar sırasında en az 5 askerin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin yaralandığı aktarılıyor.
Eş zamanlı olarak Diori Hamani Uluslararası Havaalanı'nın kontrolünü ele geçirmek için harekete geçen isyancılar, terminal binaları ve pist bağlantı yollarına mevzilendi. Bazı sivil uçuşlar iptal edilirken, hava sahası güvenlik gerekçesiyle geçici süreyle kapatıldı. Hükümet güçleri akşam saatlerinde havaalanı çevresinde geniş çaplı operasyon başlattı. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Havaalanı sınırları içinde kontrol sağlanmıştır; ancak çevredeki bazı noktalarda direniş devam ediyor" denildi.
Siyasi Arka Plan ve Uluslararası Tepkiler
Nijer, 1960 yılında Fransa'dan bağımsızlığını kazandıktan sonra onlarca askeri müdahaleye sahne oldu. Son darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Mohamed Bazoum'un iktidarının ikinci yılında yaşandı. Bazoum, bölgede demokrasiyle yönetilen nadir ülkelerden biri olarak uluslararası toplumun desteğini alıyordu. Ancak ülke, Mali ve Burkina Faso gibi komşularında artan cihatçı saldırılar ve darbelerle boğuşuyor; siyasi istikrarsızlık derinleşiyor.
Darbe girişiminin ardından Afrika Birliği ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) olağanüstü toplandı. BM Genel Sekreteri António Guterres, anayasal düzenin derhal tesis edilmesi çağrısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nijer'deki demokratik kurumlara tam destek verdiğini açıkladı ve isyancılara derhal silah bırakma çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise diplomatik çözüm için taraflarla temas halinde olduğunu bildirdi.
Ülkedeki yabancı elçilikler, vatandaşlarının güvenliği için sığınma talimatı yayımladı. Fransa, İtalya, Almanya ve Türkiye, Nijer'deki vatandaşlarını tahliye etmek için hazırlık başlattı. Özellikle havaalanının kontrolü, uluslararası tahliye operasyonlarının sürdürülebilmesi için kritik önem taşıyor.
Geçici Kabine ve Sıkıyönetim İlanı
Yaşananlardan sonra Cumhurbaşkanı Bazoum, ulusa hitaben yaptığı konuşmada, "Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız tamdır; bu girişim başarısız olacaktır" ifadelerini kullandı. Hükümet, başkentte ve büyük şehirlerde akşam saatlerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Ayrıca, önümüzdeki 48 saat boyunca tüm toplantı ve gösteriler yasaklandı.
İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin yanı sıra jandarma birimlerinin de harekete geçirildiğini açıkladı. Ordu birliklerinin büyük bölümünün hükümete sadık kaldığı, isyanın sadece belirli bir birlikle sınırlı olduğu yönünde raporlar bulunuyor. Ancak bazı askeri analistler, ordudaki hoşnutsuzluğun derinleştiği, düşük maaş ve kötü yaşam koşullarının isyanda etkili olduğu görüşünde.
Nijer ayrıca, cihatçı gruplara karşı uluslararası askeri operasyonların merkezi durumunda. Fransız askerleri ve ABD insansız hava araçları, ülkenin kuzeyinde ve batısında konuşlanmış durumda. Bu operasyonların geleceği, yaşanacak siyasi dönüşümlere bağlı olarak yeniden şekillenebilir.
Sonuç olarak, Nijer'de yaşanan bu darbe girişimi, sahil devletlerindeki siyasi kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası toplumun demokrasiye desteği açık olmakla birlikte, bölgede artan terör tehdidi karşısında orduların rolü tartışılmaya devam ediyor. Nijer'de tansiyonun düşmesi ve anayasal düzenin tam olarak işlemesi, bölgesel istikrar için de belirleyici olacak.