Nepal'de 26 Ağustos'ta meydana gelen şiddetli sel felaketi, ülke genelinde onlarca hidroelektrik projesini vurdu. Özellikle dağlık bölgelerde inşa edilen santrallerin tünellerinde çalışan en az 933 işçi, su baskınları nedeniyle mahsur kaldı. Yetkililer, kurtarma ekiplerinin tünellere ulaşmak için zamanla yarıştığını, ancak yolların çöktüğünü ve iletişimin kesildiğini bildirdi. Ülke genelinde toplam 4 bin 471 kişinin kayıp olduğu açıklanırken, sel felaketinin yol açtığı yıkımın boyutu her geçen saat daha da netleşiyor.
Kurtarma çalışmaları ve zorluklar
Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterler ve özel kurtarma araçlarıyla tünellere ulaşmaya çalışıyor. Ancak bölgedeki yoğun yağış, toprak kaymaları ve köprülerin yıkılması operasyonları geciktiriyor. Yetkililer, özellikle Dolakha, Sindhupalchok ve Kavre bölgelerindeki santrallerde mahsur kalan işçilere öncelik verildiğini belirtti. İlk belirlemelere göre, tünellerin bazılarında su seviyesi hızla yükseliyor ve işçilerin oksijen ihtiyacı acil bir sorun haline geliyor. Kurtarma ekipleri, tünellere pompaj sistemleri kurarak suyu boşaltmaya çalışıyor.
Nepal Hidroelektrik Derneği'nden yapılan açıklamada, ülke genelinde faaliyet gösteren 50'den fazla hidroelektrik projesinde en az 933 işçinin tünellerde mahsur kaldığı, bazı projelerde ise işçilerin güvenli bölgelere tahliye edildiği bildirildi. Ancak özellikle yüksek rakımlı bölgelerdeki santrallerde haber alınamayan işçi sayısı endişe yaratıyor. Ayrıca, felaketin ardından bölgede elektrik kesintileri yaşanıyor ve telefon şebekesi büyük ölçüde hasar görmüş durumda. Bu da hem işçilerin durumu hakkında bilgi alınmasını hem de kurtarma koordinasyonunu zorlaştırıyor.
Sel felaketinin boyutu ve bölgesel etkiler
Nepal Meteoroloji Dairesi, 26 Ağustos'ta başlayan aşırı yağışların ülke tarihinin en şiddetli muson yağışlarından birine yol açtığını açıkladı. Özellikle başkent Katmandu ve çevresindeki vadilerde nehirler taştı, yüzlerce ev sular altında kaldı. Yetkililer, en az 250 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu doğruladı. Sel felaketi ayrıca tarım arazilerine büyük zarar verdi, yollar ve köprüler kullanılamaz hale geldi. Nepal hükümeti, doğal afet bölgesi ilan ettiği bölgelerde acil yardım çalışmalarını sürdürüyor.
Bu felaket, Nepal'in hidroelektrik santral projelerine olan bağımlılığını ve bu projelerin ne kadar riskli coğrafyalarda inşa edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamak ve komşu ülkelere elektrik ihraç etmek amacıyla son yıllarda çok sayıda hidroelektrik santrali inşa etti. Ancak bu santraller genellikle heyelan ve taşkın riski yüksek Himalaya eteklerinde yer alıyor. Uzmanlar, projelerde iş güvenliği önlemlerinin artırılması ve özellikle muson dönemlerinde acil eylem planlarının hazırlanması gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası toplum da Nepal'e yardım tekliflerini iletmeye başladı. Hindistan, Çin ve birçok Batılı ülke, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemesi göndermeye hazır olduklarını açıkladı. Birleşmiş Milletler, Nepal hükümetine destek için acil durum fonu ayırırken, Dünya Sağlık Örgütü de bölgede salgın hastalık riskine karşı uyarıda bulundu. Kurtarma ekipleri, mahsur kalan işçilere ulaşmak için çalışmalarını sürdürürken, aileler gözleri yaşlı haber bekliyor. Nepal'de daha önce de benzer sel felaketlerinde can kayıpları yaşanmıştı, ancak bu olay, hidroelektrik santral işçilerinin durumunu gündeme getirerek yeni bir boyut kazandırdı.
Uzmanlar, muson ikliminin etkisiyle her yıl tekrarlanan bu tür doğal afetlerin, Nepal gibi gelişmekte olan ülkelerde altyapı projelerinin planlanmasında iklim risklerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini gösterdiğini belirtiyor. Aynı zamanda, işçilerin güvenliği için uluslararası standartların uygulanmasının önemine dikkat çekiyorlar. Nepal hükümeti, önceliğin can kurtarmak olduğunu ve kurtarma çalışmaları tamamlandıktan sonra yaşanan ihmallerin araştırılacağını açıkladı.