Kremlin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna savaşını sona erdirmek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile üçlü bir zirve düzenleme niyetine ilişkin haberlere soğuk bir yanıt verdi. Moskova yönetimi, böyle bir toplantının “faydasız ve fuzuli” olacağını belirterek, mevcut şartlarda bu tür bir görüşmenin sonuç getirmeyeceğini savundu. Beyaz Saray kaynaklarına dayandırılan iddialar, Ukrayna krizinde diplomatik çözüm arayışlarının yeniden gündeme geldiği bir dönemde ortaya atıldı. Ancak Rusya’nın bu çıkışı, uluslararası kamuoyunda taraflar arasındaki derin uçurumun bir kez daha gözler önüne serdiği şeklinde yorumlandı.
Kremlin’den Trump’ın Önerisine Soğuk Duş
Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitri Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, üçlü zirve fikrinin “masadaki gerçek meseleleri çözmekten uzak” olduğunu ifade etti. Peskov, “Şu an için böyle bir toplantının yapılması ne yararlı ne de gereklidir. Taraflar arasında ciddi bir güven eksikliği bulunuyor ve Ukrayna tarafının müzakere masasına gerçekçi yaklaşımlarla gelmediği ortadadır” dedi. Ayrıca, Rusya’nın ikili görüşmelere her zaman açık olduğunu ancak bu görüşmelerin ön koşulsuz ve somut sonuçlara odaklı olması gerektiğini vurguladı.
Kremlin’in bu açıklaması, Trump’ın “savaşı bitirme” vaadiyle seçim kampanyası yürüttüğü ve göreve başlamasından bu yana Ukrayna politikasını şekillendirmeye çalıştığı bir döneme denk geldi. ABD yönetiminin, Avrupa’daki müttefiklerini de şaşırtan bir şekilde, Rusya ile doğrudan diyalog kurma çabaları, Batı ittifakı içinde kimi zaman rahatsızlık yaratmıştı. Özellikle NATO’nun doğu kanadındaki ülkeler, Rusya’ya verilecek herhangi bir tavizin Ukrayna’nın toprak bütünlüğü pahasına olmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Ukrayna’dan ve Batı’dan Tepkiler
Kremlin’in bu çıkışına Ukrayna tarafından da yanıt gecikmedi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın barışa yönelik samimi bir niyet taşımadığı, aksine savaşı sürdürme arzusunda olduğu belirtildi. Açıklamada, “Kiev, egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda hiçbir taviz vermeyecektir. Rusya’nın işgalci tutumu, müzakere masasında değil, ancak uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulabilir” ifadelerine yer verildi.
Avrupa Birliği ve NATO yetkilileri ise yapıcı bir diyalogdan yana olduklarını ancak Rusya’nın Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini durdurmadan yapılacak her türlü görüşmenin “zaman kaybı” olacağını dile getirdi. Beyaz Saray’dan henüz resmi bir yorum gelmezken, Trump’ın çevresinin “Rusya’nın bu tavrı hayal kırıklığı yarattı” mesajları verdiği öğrenildi. Öte yandan, bazı Batılı diplomatlar, Rusya’nın bu hamlesinin aslında müzakere masasına oturma isteksizliğini gizleme çabası olarak okunabileceğini, zira Moskova’nın sahada kazanımlarını korumaya çalıştığını savunuyor.
Moskova’nın Şartları ve Jeopolitik Denklem
Rusya, daha önce yaptığı açıklamalarda, Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi, silahsızlandırılması ve Doğu Ukrayna ile Kırım’daki Statusko’nun tanınması gibi taleplerini müzakere için ön koşul olarak öne sürmüştü. Bu talepler, Kiev ve Batı tarafından “kabul edilemez” olarak nitelendiriliyor. Peskov’un bugünkü açıklamalarında bu talepleri tekrarlamaması dikkat çekse de, “gerçekçi yaklaşımlar” ifadesiyle dolaylı olarak bu şartlara işaret ettiği yorumları yapılıyor.
Öte yandan, Trump’ın üçlü zirve fikrinin nasıl bir çerçevede gerçekleşebileceği belirsizliğini koruyor. Beyaz Saray kaynakları, başkanın bu öneriyi Ukrayna’daki insani krize dikkat çekmek ve tarafları ateşkes konusunda ikna etmek amacıyla gündeme getirdiğini söylüyor. Ancak Rusya’nın tutumu, bu tür bir girişimin daha en başında başarısızlığa uğradığını gösteriyor. Uzmanlar, Ukrayna savaşının artık yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olmaktan çıktığını, küresel bir güç mücadelesine dönüştüğünü ve bu nedenle taraflar arasındaki pozisyonların giderek katılaştığını belirtiyor.
Kremlin’in “faydasız ve fuzuli” sözleri, Rusya’nın mevcut savaş stratejisinde değişiklik yapmaya niyetli olmadığını ve uluslararası toplumun barış çağrılarına rağmen sahadaki hedeflerine ulaşmayı öncelediğini gösteriyor. Bu tutum, 2022’de başlayan savaşın daha da uzayabileceği endişelerini güçlendiriyor. Diplomatik çabaların sürmesi beklenirken, taraflar arasındaki derin güvensizlik, herhangi bir müzakere sürecinin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Kısa vadede üçlü zirvenin gerçekleşme ihtimali zayıf görünüyor, ancak uluslararası toplumun Ukrayna’ya yönelik desteğinin sürmesi ve Rusya’ya yönelik yaptırımların devam etmesi, Moskova’yı bir noktada müzakereye zorlayabilir. Ancak o zamana kadar sahada yaşanacak gelişmeler, her iki tarafın da elini güçlendirecek veya zayıflatacak kritik bir rol oynayacak.