NATO Zirvesi öncesinde İstanbul'da gözaltına alınan ve TKP/ML terör örgütüne ilişkin somut delil gösterilmeden tutuklanan TEMA gönüllüsü emekli öğretmen Ayten Yakut (75), bugün çıkarıldığı mahkemece tahliye edildi. Yakut'un avukatları, müvekkillerinin herhangi bir örgütsel bağlantısının bulunmadığını ve gözaltı ile tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu belirtmişti.
Gözaltı süreci ve tutuklama
Ayten Yakut, 28 Haziran 2022'de İstanbul'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde, polis tarafından evinde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yakut, savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, "TKP/ML terör örgütü üyesi olmak" suçundan tutuklanmasına karar verdi. Ancak avukatları, Yakut'un örgütle hiçbir bağının olmadığını, 20 yıldır TEMA Vakfı'nda gönüllü olarak çalıştığını ve tutuklamanın siyasi bir baskı olduğunu savundu.
Tahliye kararı
Bugün yeniden hakim karşısına çıkan Yakut, avukatlarının itirazı üzerine değerlendirilen dosyada, mahkeme heyeti tarafından tahliye edildi. Kararda, Yakut hakkında yeterli suç şüphesinin bulunmadığı ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı ifade edildi. Tahliye kararının ardından Yakut, adliye önünde bekleyen ailesi ve TEMA gönüllüleri tarafından sevinçle karşılandı. Yakut, yaptığı kısa açıklamada, "Adalete olan inancımı yitirmedim. TEMA olarak doğa için çalışmaya devam edeceğim" dedi.
TEPKİLER ve bağlam
Ayten Yakut'un tutuklanması, sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşları tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. TEMA Vakfı, yaptığı açıklamada Yakut'un uzun yıllardır gönüllü olarak doğa koruma çalışmalarında yer aldığını ve terör örgütleriyle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını vurgulamıştı. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye Barolar Birliği de süreci yakından takip etmişti. Olay, NATO Zirvesi gibi uluslararası bir toplantı öncesinde, sivil toplum üzerindeki baskının arttığına dair endişelere yol açmıştı. Bu tahliye kararı, benzer durumdaki diğer tutuklular için de emsal teşkil edebilir. Ancak hukuki sürecin adil işlemesi ve benzeri uygulamaların tekrarlanmaması için daha yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu değerlendiriliyor.