Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan'ın Deştin Mahallesi'nin ortak sınırında inşa edilmesi planlanan entegre çimento fabrikasına karşı harekete geçen bölge sakinleri, Muğla İdare Mahkemesi önünde "Adalet Nöbeti" başlattı. Fabrikanın çevresel etkilerine dikkat çeken vatandaşlar, hukuki sürecin adil sonuçlanması ve projenin iptali talebiyle nöbet tutuyor.
Yerel Halktan Kararlı Duruş: "Yaşam Alanımızı Savunuyoruz"
Bayır ve Deştin mahalleleri sakinleri, aylardır sürdürdükleri mücadeleyi yargı aşamasına taşımış durumda. Muğla İdare Mahkemesi önünde toplanan kalabalık, çimento fabrikasının bölgenin doğal dokusunu bozacağını, tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyeceğini, ayrıca hava kirliliği ve sağlık sorunlarına yol açacağını belirtiyor. Nöbet sırasında taşınan dövizlerde "Bayır ve Deştin'in geleceği için buradayız", "Sağlıklı çevre hakkımızı istiyoruz" gibi ifadeler yer aldı.
Bölge halkı, fabrika için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun olumsuz sonuçlanması gerektiğini savunuyor. Konuya ilişkin açıklama yapan mahalle sakinleri, "Bu topraklar yüzyıllardır atalarımızdan bize miras kaldı. Çimento fabrikası burada kurulursa sadece bizim değil, gelecek nesillerin de yaşam hakkını elinden almış olursunuz. Adalet yerini bulana kadar buradayız" ifadelerini kullandı.
Hukuki Süreç ve Bilirkişi İncelemesi
Edinilen bilgilere göre, fabrika projesine karşı açılan dava kapsamında Muğla İdare Mahkemesi'nde yürütmeyi durdurma talebi bulunuyor. Mahkeme, bilirkişi heyetinin bölgede yaptığı incelemelerin ardından kararını verecek. Yerel halk, bilirkişi raporunun çevre lehine çıkması için bekleyişini sürdürüyor. Öte yandan, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi'nin de projeye mesafeli durduğu, imar planı değişikliklerine itiraz ettikleri öğrenildi.
Çevre mühendisleri ve şehir plancıları, entegre çimento fabrikalarının faaliyete geçtiğinde bölgede ciddi toz emisyonu, gürültü kirliliği ve su kaynaklarının kirlenmesi riski taşıdığını vurguluyor. Ayrıca fabrikanın kuracağı ağır sanayi tesisinin, Muğla'nın turizm potansiyeline de zarar verebileceği belirtiliyor.
Mücadelede Dayanışma ve Destek
Adalet Nöbeti'ne sadece Bayır ve Deştin sakinleri değil, çevre örgütleri, meslek odaları ve diğer mahallelerden de destek verenler katılıyor. Nöbet alanında zaman zaman sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulunuyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EKÜP) gibi oluşumlar, fabrikanın bölgenin ekolojik dengesini bozacağını savunarak eylemleri destekliyor.
Muğla'nın son yıllarda artan çevre sorunlarına dikkat çeken platform üyeleri, "Muğla, doğal güzellikleri ve tarımsal üretimiyle Türkiye'nin en değerli illerinden biri. Burada yapılacak her plansız sanayi yatırımı, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açar. Halkın iradesi ve hukuk üstün gelmeli" dedi.
Fabrika Projesinin Arka Planı ve Ekonomik Boyut
Entegre çimento fabrikası projesi, bölgede istihdam yaratma vaadiyle gündeme gelmişti. Ancak yerel halk, kısa vadeli iş imkânlarının uzun vadeli çevre ve sağlık maliyetlerini karşılamayacağını düşünüyor. Projeyi üstlenen şirket hakkında detaylı bilgi paylaşılmazken, fabrikanın yıllık üretim kapasitesi ve kullanılacak teknolojiye ilişkin belirsizlikler sürüyor.
Muğla, tarım, turizm ve arıcılık gibi sektörlerde öne çıkan bir kent. Bölge halkı, çimento fabrikasının bu sektörlere zarar vereceğini, ayrıca Muğla'nın marka değerini düşüreceğini ifade ediyor. Yatağan ilçesinde daha önce faaliyet gösteren termik santralin çevresel etkileri hâlâ tartışılırken, yeni bir sanayi tesisinin benzer sorunları beraberinde getirebileceği endişesi hakim.
Uzmanlar, çimento üretiminin yüksek karbon salımına neden olduğunu ve iklim kriziyle mücadelede bu tür tesislerin konumlandırılmasının titizlikle planlanması gerektiğini belirtiyor. Muğla İdare Mahkemesi'nin vereceği karar, sadece bölge için değil, Türkiye genelinde benzer çevre davaları için de emsal teşkil edebilir.
Adalet Nöbeti, hukuki süreç sonuçlanana kadar devam edecek. Bölge halkı, taleplerinin duyulması ve adil bir karar çıkması için mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha vurguladı.