Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik dile getirilen asılsız iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu iddiaların tamamen mesnetsiz olduğunu ve Türkiye'nin savunma alanındaki meşru adımlarını gölgelemeye yönelik olduğunu vurguladı. Açıklamada, TSK'nın uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanarak ülke güvenliğini sağladığı belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan sert yanıt
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı çevrelerin Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan iftira dolu söylemlerinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'nda gündeme getirilen iddialar, Türkiye'nin savunma sanayii ve güvenlik politikalarına yönelik kasıtlı bir karalama kampanyasının parçasıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri, sadece ülkemizin değil, bölgesel istikrarın da garantörüdür. Bu tür asılsız suçlamalar, ittifak ruhuyla bağdaşmamaktadır" denildi.
Bakanlık, Türkiye'nin NATO içindeki sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğini, ancak hiçbir gücün Türkiye'nin meşru savunma haklarını sorgulama hakkı olmadığını belirtti. Açıklamada ayrıca, Avrupa Parlamentosu'nun terör örgütlerine sempatiyle yaklaşan tutumunun endişe verici olduğu ve bu çifte standardın Avrupa'nın kendi güvenliğine de zarar verdiği ifade edildi.
TSK'nın meşru mücadelesi vurgusu
Türk Silahlı Kuvvetleri, son yıllarda PKK/YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde başarılı operasyonlar gerçekleştirdi. Bu operasyonlar, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerine uygun olarak yürütülüyor. Dışişleri Bakanlığı, TSK'nın Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe-Kilit operasyonlarıyla bölgede barış ve huzurun tesis edilmesine katkı sağladığını hatırlattı.
Bakanlık açıklamasında, "Türkiye, terörle mücadelede kararlılığını sürdürecektir. Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekillerinin, terör örgütü mensuplarını ağırlaması ve onların propagandalarına zemin hazırlaması, Avrupa'nın kendi güvenliği için de ciddi bir tehdittir. Türkiye, bu konuda gerekli diplomatik girişimleri yapmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Avrupa Parlamentosu'ndaki tartışmaların arka planı
Avrupa Parlamentosu, zaman zaman Türkiye karşıtı söylemlerin merkezi haline gelebiliyor. Özellikle son yıllarda PKK/YPG yanlısı grupların lobi faaliyetleri, Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı üyeler üzerinde etkili oluyor. Bu durum, Türkiye'nin haklı tezlerinin görmezden gelinmesine ve asılsız iddiaların dolaşıma sokulmasına yol açıyor.
Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde her zaman diyalog ve işbirliğinden yana oldu. Ancak son dönemde Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'ye yönelik eleştirileri, nesnel gerçeklerden uzak ve tek taraflı bir görünüm sergiliyor. Dışişleri Bakanlığı, bu tür girişimlerin Türkiye-AB ilişkilerine zarar verdiğini ve ortak güvenlik çıkarlarına hizmet etmediğini belirtti.
Uzmanlar, Avrupa Parlamentosu'ndaki Türkiye karşıtı söylemlerin arkasında Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin yanı sıra PKK/YPG destekçisi bazı Avrupalı siyasetçilerin olduğunu değerlendiriyor. Bu gruplar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklı davasını ve terörle mücadelesini itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Ancak Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak bu tür iftiralara karşı koymaya devam ediyor.
Bağlam: Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımı
Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde önemli atılımlar gerçekleştirdi. İHA/SİHA teknolojisinde dünya liderleri arasına giren Türkiye, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği silahlı insansız hava araçlarıyla birçok ülkeye ihracat yapıyor. Bu başarı, bazı Avrupa ülkelerinde rahatsızlık yaratıyor ve Türkiye'ye yönelik karalama kampanyalarının bir nedeni olarak görülüyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Türkiye'nin savunma alanındaki bağımsız politikalarından taviz vermeyeceğinin ve hiçbir dış baskıya boyun eğmeyeceğinin bir göstergesi olarak yorumlandı. Bakanlık, Avrupa Parlamentosu'nu Türkiye'ye yönelik önyargılı tutumundan vazgeçmeye ve gerçekleri görmeye davet etti.
Sonuç olarak, Türkiye'nin Avrupa Parlamentosu'ndaki iftiralara verdiği tepki, milli irade ve bağımsız dış politika anlayışının bir yansımasıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkenin bekası ve bölgesel barış için mücadelesini sürdürecek; Türkiye, uluslararası platformlarda haklı sesini duyurmaya devam edecektir. Bu tür asılsız iddialar, Türkiye'nin kararlılığını sarsmayacak, aksine birlik ve beraberlik duygularını pekiştirecektir.