Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Adliyeye sevk edilen 5 zanlıdan 2'si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklananlar arasında bir jandarma komutan yardımcısı ve eşinin bulunması soruşturmanın seyrini değiştirdi. Diğer zanlılardan 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 2'si savcılık tarafından serbest bırakıldı.
Soruşturmada Derinleşen Şüphe: Jandarma Yetkilisi ve Eşi Tutuklandı
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden jandarma komutan yardımcısı olarak görev yapan bir kişi ile eşi, 'kasten öldürme' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlamalarıyla tutuklandı. Mahkeme, diğer bir şüpheli için adli kontrol kararı verirken, 2 şüpheli ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Tutuklanan jandarma yetkilisinin, kayıp vakasının ilk günlerinde soruşturmada aktif rol aldığı iddia edildi. Bu durum, soruşturmanın başından bu yana delillerin karartılmış olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Gülistan Doku, Tunceli Üniversitesi'nde öğrenim görürken 5 Ocak 2020'de kaybolmuştu. O günden bu yana ailesi ve kamuoyu, genç kızın akıbetini öğrenmek için mücadele veriyor. Soruşturma sürecinde birçok kez gözaltı ve arama çalışması yapıldı ancak somut bir sonuç alınamadı. Son tutuklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
5 Yıllık Kayıp Dosyası: Deliller ve İddialar
Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından başlatılan ilk soruşturma, genç kızın intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durmuştu. Ancak ailesi ve avukatları, bu senaryoya şiddetle karşı çıkarak kapsamlı bir soruşturma yürütülmediğini savundu. Yıllar içinde dosya zaman zaman gündeme geldi, ancak yeni bir gelişme yaşanmadı. 2023 yılında yeniden ele alınan soruşturma kapsamında bazı tanıklar dinlendi ve teknik takip başlatıldı. Son operasyonda gözaltına alınan jandarma komutan yardımcısının, olay günü bölgede bulunduğu ve kayıp ihbarı sonrası yürütülen çalışmalarda usulsüzlük yaptığı öne sürüldü. Ayrıca eşinin de olayla bağlantılı olduğu iddia edildi.
Doku ailesinin avukatı, tutuklamaların soruşturmada bir dönüm noktası olabileceğini belirterek, "Yıllardır gerçeğin ortaya çıkması için mücadele ediyoruz. Bu tutuklamalar, dosyanın üzerinin örtülmek istendiği yönündeki şüphelerimizi doğruluyor. Adaletin yerini bulması için sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi. Aile, kızlarının bulunması için Cumhurbaşkanlığı'na ve Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunmuş, kamuoyu da sosyal medyada kampanyalar düzenlemişti.
Jandarma Genel Komutanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Tutuklanan personelin görevden uzaklaştırıldığı öğrenildi. Soruşturmanın selameti açısından detayların paylaşılmadığı belirtiliyor.
Kamuoyu ve Hukukçu Değerlendirmesi
Gülistan Doku davası, Türkiye'de kayıp kadın vakalarına yönelik soruşturmaların etkinliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu tür dosyalarda ilk 72 saatte yapılması gereken çalışmaların ihmal edilmesinin delil kaybına yol açtığını vurguluyor. Jandarma içindeki bir yetkilinin tutuklanması, güvenlik güçlerine duyulan güveni sarsabileceği gibi, soruşturmanın tarafsızlığı konusunda da soru işaretleri oluşturuyor. Öte yandan, son gelişme, dosyanın kapanmadığını ve yeni deliller ışığında yeniden şekillenebileceğini gösteriyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, 5 yıldır her gün adliye kapısında ve kayıp kızlarının fotoğrafıyla kamuoyunun karşısında. Tutuklamalar, onlar için bir umut ışığı olsa da asıl bekledikleri, kızlarının bulunması ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması. Soruşturmanın bundan sonraki seyri, hem ailenin hem de toplumun vicdanını rahatlatacak nitelikte olmalı. Zira kayıp bir genç kızın dosyası, sadece bir adli vaka değil; aynı zamanda devletin vatandaşına karşı sorumluluğunun da göstergesidir.