Tunceli'de 2020 yılında kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı emekli albay Ali Kahraman'ın savcılık ifadesi basına yansıdı. Kahraman, ifadesinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile olan ilişkisine, olay günü Tunceli'de bulunmasına ve kamera kayıtlarına dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Soruşturma dosyasına giren ifade, kaybolma olayının üzerinden geçen süreye rağmen dosyadaki belirsizlikleri ve olası bağlantıları gözler önüne serdi.
İfadede Öne Çıkan Başlıklar
Ali Kahraman'ın savcılıkta verdiği ifadede, Gülistan Doku'nun kaybolduğu iddia edilen tarihte Tunceli'de bulunduğunu kabul ettiği, ancak olayla herhangi bir ilgisi olmadığını savunduğu öğrenildi. Kahraman, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile arasındaki ilişkinin "resmi görev ilişkisi" olduğunu belirterek, valilikle jandarma arasındaki koordinasyonun olağan olduğunu ifade etti. Ancak ifadenin satır aralarında, olay gününe dair kamera kayıtlarıyla ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğu görüldü. Kahraman, kamera görüntülerinin bir kısmının silindiğini veya erişilemediğini öne sürerken, soruşturma makamlarının bu iddiaları araştırdığı belirtildi.
Öte yandan Kahraman'ın ifadesinde, Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından yürütülen arama çalışmalarına ilişkin de bilgiler verdiği, ancak bu çalışmaların yeterli düzeyde yürütülmediği yönündeki iddiaları reddettiği kaydedildi. Eski albay, olayın olduğu dönemde Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli olduğunu ve tüm birimlerin seferber edildiğini söyledi. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığının, Kahraman'ın ifadesindeki çelişkileri gidermek için ek belge ve tanık beyanlarına başvurduğu ifade edildi.
Gülistan Doku Olayının Arka Planı
Gülistan Doku, 2020 yılında Tunceli'de üniversite eğitimi gördüğü sırada aniden kayboldu. Ailesi ve yakınları, genç kızın kaybolmasının ardından uzun süre ses çıkarmazken, olayın üzerindeki sis perdesi yıllardır aralanamadı. Doku'nun kaybolduğu geceye ilişkin birçok iddia ortaya atıldı; ancak somut delil yetersizliği nedeniyle soruşturma zaman zaman durma noktasına geldi. 2023 yılında dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte, dönemin mülki ve askeri yetkilileri hakkında inceleme başlatıldı. Bu kapsamda Ali Kahraman, 2024 yılı başlarında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kahraman'ın tutuklanması, olayın siyasi boyutunu da gündeme getirdi; zira kendisinin dönemin valisi ile olan ilişkisi sorgulanıyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, yıllardır kızlarının akıbetini öğrenmek için mücadele veriyor. Aile avukatları, soruşturmanın derinleştirilmesi ve tüm kamera kayıtlarının incelenmesi çağrısında bulunuyor. Kamuoyunda da geniş yankı uyandıran olay, sosyal medyada sık sık gündeme gelerek yetkililere baskı oluşturuyor. Son olarak ortaya çıkan ifade, dosyadaki eksikliklerin ve olası delil karartma iddialarının yeniden tartışılmasına yol açtı.
Soruşturmanın Geleceği ve Olası Sonuçları
Ali Kahraman'ın ifadesinin ortaya çıkması, soruşturmanın seyrini değiştirebilir. Hukukçular, ifadedeki çelişkilerin mahkemeye taşınması halinde Kahraman'ın tutukluluk halinin devamına karar verilebileceğini belirtiyor. Ayrıca eski Vali Tuncay Sonel'in de tanık sıfatıyla dinlenebileceği konuşuluyor. Soruşturma kapsamında, olay gününe ait kamera kayıtlarının bir kısmının kaybolduğu iddiası, delil karartma suçlamasını gündeme getirebilir. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin basına kapalı olarak yürüttüğü soruşturmada yeni gelişmelerin olabileceğini duyurdu.
Gülistan Doku'nun kayboluşunun üzerinden dört yıl geçmesine rağmen, ailesi ve kamuoyu hâlâ gerçeğin peşinde. Bu tür olaylarda zamanın aleyhe işlediğini belirten uzmanlar, delillerin bir an önce toplanması gerektiğini vurguluyor. Soruşturmanın siyasi bir hesaplaşmaya dönüşmemesi ve bağımsız yargının gerçeği ortaya çıkarması en büyük temenni. Gözler şimdi, savcılığın atacağı adımlarda ve mahkeme sürecinde.