Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin Almanya'daki şirketleri, gayrimenkul yatırımları ve para trafiğine ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma gündemdeki yerini korurken, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek'ten yanıt gecikmedi. Osman Gökçek, yaptığı açıklamada, "Hakkımızda başlatılan soruşturmayı öğrendiğimde büyük bir memnuniyet duydum. Bu, milletimize karşı hesap verebilirliğimizin bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. Soruşturmanın detayları ve Gökçek ailesinin yanıtı, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek ve aile fertleri hakkında, Almanya'da kurulu şirketler aracılığıyla gayrimenkul alım satımı ve para transferleri yapıldığı yönündeki ihbarlar üzerine re'sen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, Gökçek ailesinin yurt dışındaki mal varlıkları, şirket ortaklıkları ve hesap hareketlerinin incelendiği belirtiliyor. Başsavcılık, suç duyurusunda bulunulması halinde dosyanın genişletilebileceğini ve şüphelilerin ifadesine başvurulabileceğini açıkladı. Soruşturmanın gizlilik kararıyla yürütüldüğü, ancak bazı bilgilerin medyaya yansıdığı öğrenildi.
Osman Gökçek'ten savunma: "Bu bir itibar suikastı değil"
AKP Ankara Milletvekili ve Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturmayı "memnuniyetle" karşıladığını belirterek, "Yıllardır kamuoyunda ailemize yönelik asılsız iddialar ortaya atılıyordu. Şimdi bağımsız yargının bu iddiaları netleştirecek olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bizim için kara para aklama veya yasa dışı işlem yapmak asla söz konusu olmadı. Tüm varlıklarımızın kaynağı bellidir." dedi. Osman Gökçek, Almanya'daki şirketlerin aile şirketleri olduğunu ve tüm yatırımların yasal çerçevede gerçekleştirildiğini savundu. Ayrıca, soruşturmanın siyasi bir operasyon olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Gökçek, "Bu soruşturma bir itibar suikastı değil, tam tersine itibarımızı temizleme fırsatıdır." ifadesini kullandı.
Soruşturmanın perde arkası
İddialara göre, Melih Gökçek'in belediye başkanlığı döneminde, Ankara'daki bazı imar değişiklikleri ve rant ilişkileri sonucu elde edilen gelirlerin, Almanya'da kurulan şirketler aracılığıyla gayrimenkul yatırımlarına dönüştürüldüğü öne sürülüyor. Almanya'nın çeşitli kentlerinde, özellikle Berlin ve Frankfurt'ta, yüksek değerli mülklerin Gökçek ailesiyle bağlantılı şirketler adına kayıtlı olduğu iddia ediliyor. Para trafiğinin ise, Türkiye'den Almanya'ya havale ve şirket ortaklıkları yoluyla sağlandığı belirtiliyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, bu iddiaları araştırmak üzere Almanya'dan adli yardım talebinde bulunup bulunmayacağı merak konusu. Konuyla ilgili olarak, daha önce Melih Gökçek hakkında çeşitli zamanlarda farklı soruşturmalar açılmış ancak takipsizlik veya beraat kararlarıyla sonuçlanmıştı.
Siyasi kulislerdeki yankılar
Gökçek ailesine yönelik soruşturma, siyasi partiler arasında da tartışmalara yol açtı. Ana muhalefet partisi sözcüleri, soruşturmanın samimiyetini sorgularken, "Yıllardır anlatıyoruz, Gökçek ailesinin yurt dışında milyonlarca dolarlık mal varlığı var. Şimdi soruşturma başlatılıyorsa, bunun arkasında bir hesaplaşma mı var, yoksa gerçek bir adalet arayışı mı? Bunu zaman gösterecek." şeklinde konuştu. AKP cephesinde ise, soruşturmanın hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu vurgusu yapılıyor. Parti sözcüsü, "Yargı bağımsızdır, kimseye imtiyaz tanınmaz. Osman Gökçek'in açıklaması da bu anlayışın bir tezahürüdür." dedi. Kamuoyunda ise, soruşturmanın seçim öncesi mi yoksa sonrası mı başlatıldığı ve bunun siyasi bir hamle olup olmadığı tartışılıyor.
Geçmişteki suçlamalar ve hukuki süreçler
Melih Gökçek, uzun yıllar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış, bu süreçte birçok kez yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelmişti. 2017 yılında, hakkında "ihaleye fesat karıştırma" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla dava açılmış, ancak 2018 yılında beraat etmişti. Ayrıca, oğlu Osman Gökçek de geçmişte bazı şirketlerindeki işlemler nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştı. Almanya'daki mal varlıklarıyla ilgili olarak ise, ilk kez bu kadar kapsamlı bir soruşturma başlatılmış olması dikkat çekiyor. Hukukçular, yurt dışı kaynaklı suçlamaların soruşturmasının zorluğuna işaret ederek, "Adli yardım anlaşmaları ve uluslararası iş birliği olmadan bu tür davaların aydınlatılması güçtür. Ancak Türkiye ile Almanya arasında bu konuda protokoller mevcut." değerlendirmesinde bulunuyor.
Soruşturmanın sonucu, hem Gökçek ailesinin siyasi geleceği hem de Türkiye'deki yargı bağımsızlığı algısı açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Osman Gökçek'in açıklamaları, soruşturmanın bir an önce tamamlanması ve ailenin aklanması yönündeki beklentisini ortaya koyuyor. Ancak dosyada ciddi bulgular elde edilirse, bu durum sadece Gökçek ailesini değil, aynı zamanda AKP'yi de zor durumda bırakabilir. Türkiye'nin gündeminde uzun süre yer edinmesi beklenen bu soruşturma, adaletin tecellisi konusunda toplumun vicdanında da soru işaretleri barındırıyor.