İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin 2025 yılı ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi. Yılın ilk üç ayında yüzde 2,5 olarak açıklanan büyüme rakamı, Eğilmez tarafından 'çok iyi değil ama kötümser olmaya da gerek yok' şeklinde yorumlandı. Özellikle sanayi sektöründe yaşanan daralmanın, ekonominin genel performansı üzerinde ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayan Eğilmez, yapısal sorunlara dikkat çekti.
Büyüme rakamları neyi gösteriyor?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 büyüdü. Bu oran, piyasa beklentilerinin hafif altında kalırken, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 5,8'lik büyümenin oldukça gerisinde kaldı. Eğilmez, büyümenin bu seviyede gerçekleşmesinde iç talepteki yavaşlamanın ve sıkı para politikasının etkili olduğunu belirtti. Özellikle özel tüketim harcamalarındaki artışın sınırlı kalması, büyümeyi aşağı çeken faktörler arasında sayıldı.
Sanayi sektörü alarm veriyor
Eğilmez'in en çok üzerinde durduğu konu, sanayi sektöründeki daralma oldu. Verilere göre, sanayi üretimi ilk çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 geriledi. Bu daralma, özellikle imalat sanayisinde belirgin hale gelirken, kapasite kullanım oranlarındaki düşüş de dikkat çekti. Ekonominin lokomotifi olarak kabul edilen sanayi sektöründeki bu zayıflama, istihdam ve ihracat üzerinde de olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Eğilmez, 'Sanayi sektörü daralırken, ekonominin genel anlamda sağlıklı büyümesi mümkün değil' ifadelerini kullandı.
Hizmet sektörü büyümeyi destekledi
Sanayi sektöründeki daralmaya karşın, hizmet sektörü ilk çeyrekte yüzde 3,8'lik büyüme kaydetti. Özellikle turizm, ulaştırma ve bilgi iletişim sektörlerindeki canlılık, ekonomideki toparlanmaya katkı sağladı. Hizmet sektörünün büyümesi, sanayideki daralmanın etkisini kısmen hafifletse de, yeterli olmadığı görülüyor. Tarım sektörü ise yüzde 0,5'lik sınırlı bir büyüme gösterdi.
İşsizlik ve enflasyon gölgesinde büyüme
Mahfi Eğilmez, büyüme verilerini değerlendirirken, işsizlik ve enflasyonun ekonomi üzerindeki etkilerine de değindi. İlk çeyrekte işsizlik oranının yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Eğilmez, 'Büyüme istihdam yaratmıyor' diyerek, istihdamsız büyüme sorununa işaret etti. Enflasyonun ise yüksek seyretmeye devam ettiğini belirten Eğilmez, bu durumun tüketici güvenini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Gelecek projeksiyonları
İktisatçı, yılın kalan dönemine ilişkin de öngörülerde bulundu. Merkez Bankası faiz indirimlerine devam ederken, ekonomideki sıkı duruşun yılın ikinci çeyreğinde de devam etmesi bekleniyor. Eğilmez, 'Yılın ikinci yarısında iç talebin canlanması ve ihracatın artması halinde büyüme rakamları daha iyi olabilir, ancak bu konuda tedbirli olmak gerekiyor' uyarısında bulundu.
Deprem bölgesi etkileri
Mahfi Eğilmez'in değerlendirmesinde yer alan bir diğer önemli nokta, deprem bölgesindeki ekonomik toparlanma süreci oldu. Depremlerin ardından bölgede yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden devam ederken, bu durumun inşaat sektörüne olumlu yansıdığı ancak diğer sektörlerdeki kayıpların telafi edilemediği belirtildi. Bölge ekonomisinin canlanması ise orta ve uzun vadede bekleniyor.
Türkiye ekonomisi, ilk çeyrek büyüme verilerinin ardından dalgalı bir seyir izliyor. Mahfi Eğilmez'in analizine göre, mevcut koşullarda büyümenin sürdürülebilir olması için sanayi sektörünün canlanması ve enflasyonun kontrol altına alınması büyük önem taşıyor. Özellikle yapısal reformların hayata geçirilmesi ve verimlilik artışının sağlanması, ekonomik performansın iyileştirilmesi açısından kritik rol oynayacak.