Türkiye'nin toplam döviz açığı, mart ayında jeopolitik gerilimlerin tetiklediği yabancı çıkışları sonucu 191,8 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştı. Ekonomist Haluk Bürümcekçi'nin hesaplamalarına göre, söz konusu açık bir önceki aya göre 71,6 milyar dolar artış gösterdi. Bu durum, ülkenin dış finansman ihtiyacının ne denli büyüdüğünü ve piyasalardaki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Döviz açığındaki artışın nedenleri
Jeopolitik tansiyonun yükselmesi, özellikle yabancı yatırımcıların Türkiye'den hızlı çıkışına yol açtı. Mart ayında portföy yatırımlarında belirgin bir azalma yaşanırken, doğrudan yabancı yatırımlar da yavaşladı. Bürümcekçi, bu çıkışların döviz rezervlerini aşındırdığını ve toplam döviz açığını rekor seviyelere taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, enerji ithalatındaki artış ve ihracatın yavaşlaması da açığı büyüten faktörler arasında sayılıyor.
Ekonomik etkiler ve beklentiler
Rekor döviz açığı, Türk lirası üzerinde baskı oluştururken enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Merkez Bankası'nın rezerv politikaları yakından takip edilirken, analistler bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ve yapısal reformlarla dış kırılganlığın azaltılması gerektiğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin ve sermaye akımlarının döviz açığı üzerindeki etkisi belirleyici olacak. Uzmanlar, cari açığın finansman kalitesinin iyileştirilmesi ve rezervlerin artırılması için kapsamlı bir ekonomi programının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor.