İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen büyük Filistin'e destek yürüyüşünde, başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan İşçi Partisi lideri Andy Burnham'a hitaben yapılan açıklamada, "İsrail'e kapsamlı yaptırım uygulanması" talep edildi. Yürüyüşe on binlerce kişi katıldı.
Yürüyüşün ardındaki talep
Başkent Londra'nın merkezinde toplanan kalabalık, Parlamento binası önünde bir araya gelerek Gazze'de devam eden çatışmaların durdurulması ve Filistin halkına acil insani yardım ulaştırılması için çağrıda bulundu. Göstericiler, ellerinde taşıdıkları dövizlerde, "İsrail'e yaptırım uygulayın" ve "Filistin özgür olana kadar mücadele" sloganlarına yer verdi.
Yürüyüşün organizatörleri arasında yer alan Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) yetkilileri, İşçi Partisi'nin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. PSC Direktörü Ben Jamal, yaptığı açıklamada, "İngiltere, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine karşı net bir tavır almalıdır. Ticaret anlaşmalarının askıya alınması, askeri işbirliğinin durdurulması gibi somut adımlar atılmalı" ifadelerini kullandı.
Burnham'ın pozisyonu ve İşçi Partisi'nin duruşu
Geçtiğimiz haftalarda İşçi Partisi'nin yeni lideri olarak seçilen Andy Burnham, parti içindeki Filistin yanlısı kanadın baskısı altında. Burnham, daha önce yaptığı açıklamalarda, "Gazze'deki insani krizin derinleşmesi kabul edilemez" dese de kapsamlı yaptırım çağrılarına henüz net bir yanıt vermedi. Parti sözcüsü, yürüyüşe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Burnham, uluslararası hukuka saygılı ve barışçıl bir çözümden yana. Ancak yaptırım konusu hassas bir diplomasi gerektiriyor" dedi.
İşçi Partisi'nin iktidara gelmesi halinde uygulayacağı politikalar merakla bekleniyor. Parti programında, Orta Doğu'da iki devletli çözümü desteklediklerini belirtirken, İsrail'in yerleşim politikalarını eleştiriyor. Ancak yaptırım gibi radikal adımların parti içinde tartışmalı olduğu biliniyor.
Tepkiler ve uluslararası boyut
Yürüyüşe katılan bazı göstericiler, İngiltere'nin İsrail'e silah satışını durdurması ve Birleşmiş Milletler kararlarına uygun hareket etmesi gerektiğini söyledi. Katılımcılardan İngiliz vatandaşı Sarah Thompson, "Hükümetimizin bu vahşete ortak olmasını istemiyoruz. Soykırımı durdurmak için elimizden geleni yapmalıyız" diye konuştu.
İsrail'in Londra Büyükelçiliği ise yürüyüşe tepki göstermedi. Elçilikten yapılan kısa açıklamada, "İsrail, kendini savunma hakkına sahiptir ve bu tür gösteriler gerçekleri yansıtmamaktadır" denildi.
Uluslararası alanda Filistin'e destek yürüyüşleri yalnızca Londra ile sınırlı kalmadı. Dünyanın dört bir yanında benzer eylemler düzenlenirken, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze'de can kaybı 35 bini aştı. Yardım kuruluşları, bölgede insani felaketin her geçen gün derinleştiği uyarısı yapıyor.
Bağımsız değerlendirme
Andy Burnham'ın başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlandığı bu dönemde Filistin yanlısı kitlenin talepleri, İngiliz siyasetinde önemli bir sınav niteliği taşıyor. İşçi Partisi'nin yaptırım kararı alması halinde, bu sadece ikili ilişkileri değil, Avrupa Birliği ve ABD ile olan dengeleri de etkileyebilir. Öte yandan, partinin tabanındaki Filistin desteğini görmezden gelmesi, seçimlerde oy kaybına yol açabilir. Görünen o ki, Burnham hem iç kamuoyuna hem de uluslararası arenaya hitap eden bir denge politikası izlemek zorunda kalacak.