İran Atom Enerjisi Kurumu (AEOI), ABD'nin güneyde inşaat halindeki Darhovin nükleer enerji santraline askeri bir saldırı düzenlediğini açıkladı. Saldırıda can kaybı olmadığı ancak tesisin bazı bölümlerinde hasar meydana geldiği belirtildi. Olay, İran'ın nükleer programına yönelik uluslararası baskıların arttığı bir dönemde yaşandı.
Saldırının detayları
AEOI Sözcüsü Behruz Kamalvandi, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının bu sabah yerel saatle 04:30 sıralarında gerçekleştiğini duyurdu. Kamalvandi, 'ABD savaş uçakları, Darhovin santralinin henüz faaliyete geçmemiş reaktör binasını hedef aldı. Şans eseri can kaybı yaşanmadı, ancak inşaat ekipmanlarında ve yapıda ciddi hasar oluştu' ifadelerini kullandı. Santralin, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde, Basra Körfezi kıyısına yakın bir bölgede yer aldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İran resmi haber ajansı IRNA, saldırıyı 'barışçıl nükleer programa yönelik bir savaş eylemi' olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, olayı 'uluslararası hukukun açık ihlali' olarak değerlendirdi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Uzmanlar, bu saldırının Tahran-Washington arasındaki gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Darhovin santrali ve önemi
Darhovin nükleer santrali, İran'ın yerli teknolojiyle inşa ettiği ilk büyük nükleer tesis olarak biliniyor. 300 megavat kapasiteli santralin, 2026 yılında tamamlanması planlanıyor. İran, santralin elektrik üretiminde kullanılacağını ve barışçıl amaç taşıdığını vurguluyor. Batılı istihbarat kaynakları ise tesisin potansiyel olarak askeri nükleer çalışmalar için kullanılabileceğini iddia ediyor. Bu durum, İran'ın nükleer programına ilişkin uzun süredir devam eden şüpheleri yeniden alevlendiriyor.
Olay, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikalarının ve diplomatik çıkmazın bir yansıması olarak görülüyor. Geçtiğimiz aylarda Viyana'da yürütülen nükleer müzakerelerin kesintiye uğraması, taraflar arasındaki güven bunalımını derinleştirmişti. Saldırı, bölgede ABD-İran arasında doğrudan bir askeri çatışma riskini artırırken, uluslararası toplumun itidal çağrıları yapması bekleniyor.