İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD'nin Huzistan eyaletinde inşası süren Darhovin Nükleer Güç Santrali'ni hedef aldığını duyurdu. Kurum yetkilileri, tesise birden fazla mühimmatın isabet ettiğini belirterek saldırıyı “uluslararası hukuka karşı işlenmiş suç” olarak nitelendirdi. Saldırının boyutu ve can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgeden gelen ilk görüntüler tesiste ciddi hasar oluştuğunu gösteriyor.
Darhovin Nükleer Santrali hedef alındı
İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde, Dicle Nehri kıyısında yer alan Darhovin Nükleer Santrali, iki reaktör kapasiteli olarak planlanmıştı. İnşaatına 1990'larda başlanan santral, uzun süreli yaptırımlar ve teknik aksaklıklar nedeniyle tamamlanamamıştı. İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kamalvandi, saldırının gece yarısı civarında gerçekleştiğini ve santralin savunma sistemlerinin saldırıyı önlemekte yetersiz kaldığını ifade etti. Kamalvandi, “Bu saldırı uluslararası hukukun açık ihlalidir. Tesisimiz sivil enerji üretimi içindi, askeri bir hedef değildi” dedi.
Artan nükleer gerilim
ABD ve İran arasında nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesinin ardından tansiyon yükselmişti. ABD yönetimi, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ve balistik füze programını gerekçe göstererek yeni yaptırımlar uygulamıştı. İran ise bu yaptırımlara nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltarak yanıt vermişti. Darhovin saldırısı, iki ülke arasında doğrudan bir askeri çatışma riskini artırıyor. Uzmanlar, saldırının İran'ın nükleer programını tamamen durdurmayı hedeflediğini ancak bunun aksine Tahran'ı daha sert önlemlere itebileceğini belirtiyor.
Uluslararası tepkiler
Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak “provokasyon” olarak nitelendirdi ve tarafları itidal çağrısında bulundu. Çin, İran'ın egemenliğine saygı duyulması gerektiğini vurgularken, Avrupa Birliği gelişmeyi endişeyle karşıladığını ve diplomasi masasının açık olduğunu duyurdu. İran'ın Birleşmiş Milletler temsilcisi, olayı BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyacaklarını açıkladı. ABD cephesinden henüz resmi bir yorum gelmezken, Pentagon kaynakları saldırıyla ilgili bir değerlendirme yapmadıklarını bildirdi.
Bölgesel yansımalar
Darhovin saldırısı, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozabilir. Yemen'de Husilerin İran destekli saldırıları, Suriye'de İran destekli milislerin varlığı ve Basra Körfezi'ndeki güç mücadelesi bağlamında bu saldırı, bölgesel bir sıcak çatışmanın fitilini ateşleyebilir. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunması ve Körfez ülkelerini uyarması, petrol piyasalarında dalgalanmaya yol açtı. Brent petrol fiyatları saldırı haberinin ardından %3'ün üzerinde arttı.
Bu saldırı, uluslararası toplumun İran'ın nükleer programına yaklaşımında bir dönüm noktası olabilir. Diplomatik çabaların yeniden canlandırılması elzem görünürken, askeri seçeneklerin masada olması tansiyonu artırıyor. Gerilimin dozunun yükseldiği bu dönemde, tarafların yanlış hesaplamaları tüm bölgeyi etkileyecek sonuçlar doğurabilir.