Karadere Vadisi ve Yaylaları Koruma Derneği, Limak Holding bünyesindeki Altınordu Maden firmasının Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlanmadan arama faaliyetlerine başladığını iddia ederek firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Dernek yöneticileri, bölgede çevre ve hukuk ihlalleri yaşandığını belirterek yetkilileri göreve çağırdı.
ÇED süreci tamamlanmadan arama faaliyetleri
Karadere Vadisi ve Yaylaları Koruma Derneği Başkanı Ahmet Yılmaz, yaptığı açıklamada Altınordu Maden'in Karadere Vadisi'nde ÇED raporu henüz onaylanmamış olmasına rağmen sondaj ve arama çalışmalarına başladığını öne sürdü. Yılmaz, "Firma yetkilileri ÇED sürecini beklemeden faaliyete geçerek Çevre Kanunu'na aykırı hareket etmişlerdir. Bu nedenle suç duyurusunda bulunduk" dedi. Dernek, suç duyurusunu Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na sundu.
Altınordu Maden, daha önce de benzer iddialarla gündeme gelmişti. Dernek yetkilileri, şirketin bölgede altın ve gümüş arama çalışmaları yürüttüğünü, ancak ÇED sürecini tamamlamadan faaliyete başlamasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Çevre Kanunu'nun 10. maddesi, ÇED olumlu kararı alınmadan projelerin başlatılamayacağını hükme bağlıyor.
Bölge halkı ve çevreciler endişeli
Karadere Vadisi, Trabzon'un Maçka ilçesinde yer alan ve zengin biyoçeşitliliğiyle bilinen bir bölge. Vadide çok sayıda endemik bitki türü ve yaban hayatı bulunuyor. Bölge sakinleri, maden faaliyetlerinin su kaynaklarını ve tarım arazilerini tehdit ettiğini belirtiyor. Dernek, daha önce de ÇED sürecine itiraz etmiş ve dava açmıştı. Avukat Mustafa Demir, "ÇED raporu hazırlanırken halkın katılımı sağlanmalı, ancak bu süreçte şeffaflık eksik. Biz hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Limak Holding ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Şirketin daha önce benzer projelerde çevre izinlerini aldığı biliniyor. Ancak dernek, bu iddianın ciddiye alınması gerektiğini savunuyor. Durumun takipçisi olacaklarını belirten dernek üyeleri, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecek.
Olay, çevre-hukuk ilişkisi bağlamında Türkiye'deki maden projelerinin denetim sürecine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. ÇED sürecinin atlanması veya geciktirilmesi, bölgesel kalkınma ile çevre koruma arasındaki dengeyi sarsan bir durum. Hukuk mücadelesi, benzer projeler için emsal oluşturabilir.