İzmir Barosu'nun 2018-2022 yılları arasında başkanlığını yürüten Avukat Özkan Yücel, uzun süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle 54 yaşında hayatını kaybetti. Yücel'in vefatı, İzmir Barosu ve hukuk camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Cenaze töreninin yarın İzmir'de düzenleneceği bildirildi.
Özkan Yücel Kimdir?
Özkan Yücel, 1969 yılında İzmir'de doğdu. İzmir Atatürk Lisesi'nin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1992 yılında avukatlık stajını tamamlayarak meslek hayatına başlayan Yücel, uzun yıllar İzmir Barosu'nda çeşitli görevler üstlendi. Baro yönetim kurulu üyeliği, İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi sorumluluğu ve Türkiye Barolar Birliği'nde (TBB) delege olarak görev yaptı. Yücel, aynı zamanda İzmir Demokrasi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak dersler verdi.
Baro Başkanlığı Dönemi
Özkan Yücel, 2018 yılında yapılan seçimlerde İzmir Barosu başkanı seçildi. Dört yıl süren başkanlık döneminde, baronun kurumsal yapısını güçlendirmek, genç avukatların sorunlarına çözüm bulmak ve hukuki yardım hizmetlerini yaygınlaştırmak için çalıştı. Yücel, özellikle adli yardım sisteminin iyileştirilmesi ve avukatların özlük haklarının korunması konusundaki çabalarıyla tanındı. Ayrıca, İzmir Barosu'nun sosyal sorumluluk projelerine verdiği desteği artırarak, baroyu daha etkin bir sivil toplum kuruluşu haline getirdi.
Hukuk Camiası Taziye Mesajları Yayımladı
Yücel'in vefatının ardından İzmir Barosu, Türkiye Barolar Birliği ve birçok hukuk kuruluşu taziye mesajı yayımladı. İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, yaptığı açıklamada, “Değerli meslektaşımız Özkan Yücel’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Hukukun üstünlüğü ve meslektaşlarımızın hakları için verdiği mücadeleyi her zaman hatırlayacağız. Ailesine, sevenlerine ve tüm hukuk camiasına başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı. TBB Başkanı Av. Metin Feyzioğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Özkan Yücel, İzmir Barosu’na ve hukuka önemli hizmetlerde bulundu. Mekanı cennet olsun” dedi.
Yücel'in avukatlık mesleğine ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığı, onu sadece İzmir'de değil, Türkiye genelinde saygı duyulan bir hukuk insanı haline getirdi. Vefatı, demokrasi ve insan hakları savunucuları arasında da üzüntüyle karşılandı.