İsveç parlamentosu, göçmenlerin oturma izinlerinin 'davranış' temelinde iptal edilmesine olanak tanıyan yeni bir yasayı kabul etti. 2025 yılı başında yürürlüğe girmesi beklenen düzenleme, ülkede yaşayan yabancıların toplumsal uyumunu ve yasalara bağlılığını öncelikli hale getiriyor. Yasaya göre, oturma izni sahipleri suç işlediklerinde veya 'İsveç değerlerine' uygun davranmadıkları takdirde izinleri iptal edilebilecek ve sınır dışı edilebilecek. Muhalefet ve insan hakları örgütleri, düzenlemenin keyfi uygulamalara yol açabileceğini belirtirken, hükümet entegrasyonu güçlendireceğini savunuyor.
Yasa neyi değiştiriyor?
Yeni yasa, mevcut oturma izni iptal sebeplerini genişletiyor. Daha önce yalnızca ciddi suçlar veya kamu güvenliğine tehdit durumunda başvurulan iptal, artık daha hafif suçlar ve 'toplum düzenine uyumsuzluk' gibi muğlak kavramları da kapsıyor. Örneğin, bir göçmenin kamu düzenini bozucu davranışları veya İsveç yasalarına sürekli aykırı hareketleri, oturma izninin geri alınması için gerekçe olabilecek. Ayrıca, daha önce işlenmiş suçlar için de geçmişe dönük iptal mümkün hale geliyor.
Tepkiler ve eleştiriler
Yasa, özellikle sivil toplum kuruluşları ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından eleştirildi. Eleştirmenler, 'davranış' kavramının sübjektif olduğunu ve ayrımcılığa yol açabileceğini vurguluyor. İsveç İnsan Hakları Derneği, 'Bu yasa, göçmenleri sürekli bir tehdit altında yaşamaya mahkum ediyor. Her an oturma iznini kaybetme korkusu, psikolojik baskı yaratır ve entegrasyonu zorlaştırır' açıklamasını yaptı. Öte yandan, hükümet kanadı yasanın toplum güvenliğini artıracağını ve göçmenlerin İsveç değerlerine saygı göstermesini teşvik edeceğini savunuyor. Göç Bakanı Maria Andersson, 'İsveç'e gelen herkes, bu toplumun kurallarına uymayı kabul eder. Bu yasa, bu anlaşmayı somutlaştırıyor' dedi.
Arka plan ve bağlam
İsveç, son yıllarda artan göçmen sayısı ve entegrasyon sorunlarıyla mücadele ediyor. 2015'te yaşanan mülteci krizi sonrası ülkeye yüz binlerce sığınmacı gelmiş, bu da toplumsal gerilimleri artırmıştı. Hükümet, güvenlik endişeleri ve sosyal uyum sorunlarına çözüm olarak göç politikasını sıkılaştırma yoluna gitti. Daha önce dil ve kültür şartları getirilmiş, şimdi de davranış kriteri ekleniyor. Uzmanlar, yasanın Avrupa'da benzeri görülmemiş bir düzenleme olduğunu ve diğer ülkeler için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Ancak, insan hakları ihlalleri endişesiyle İsveç'in uluslararası alanda eleştirilere maruz kalması bekleniyor. Yasanın uygulama detayları henüz netleşmezken, göçmen toplulukları arasında endişe yarattığı gözleniyor.
Yeni düzenleme, İsveç'in kapsayıcılık ve güvenlik arasındaki hassas dengesini test edecek bir adım olarak görülüyor. Göçmenlerin entegrasyonu için sert tedbirler mi yoksa daha fazla destek mi gerektiği tartışması, önümüzdeki dönemde Avrupa genelinde de yankı bulacak gibi.