İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Güney Lübnan'dan çekilmeyeceğini duyurdu. Katz, Lübnan, Suriye ve Gazze'deki işgal edilen bölgelerde herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın kalacaklarını ifade etti. Bu açıklama, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, uluslararası toplumdan tepki çekti.
Katz'tan net mesaj: Çekilme yok
Israel Katz, düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini vurguladı. "Güney Lübnan, Suriye sınırı ve Gazze Şeridi'ndeki varlığımız, İsrail vatandaşlarının güvenliği için kritik öneme sahiptir. Bu bölgelerden çekilmek, terör örgütlerine alan açmak anlamına gelir" dedi. Katz, ateşkes anlaşmasının İsrail'in askeri operasyonlarını etkilemeyeceğini belirterek, "Ateşkes sadece ABD ile İran arasında geçerlidir. İsrail kendi kararlarını kendisi alır" şeklinde konuştu.
İran'a sert uyarılar
Bakan Katz, İran'a yönelik sert ifadeler kullanarak, "İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla İsrail'i tehdit etme girişimleri başarısız olacaktır. İsrail, nereden gelirse gelsin her türlü saldırıya misliyle karşılık verecektir" dedi. Ayrıca, İran'ın nükleer programına da değinen Katz, "İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu konuda her türlü seçenek masadadır" ifadelerini kullandı.
Uluslararası toplumdan tepki
Katz'ın açıklamaları, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nden tepki çekti. BM Güvenlik Konseyi, İsrail'in Lübnan'daki varlığının uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, derhal çekilme çağrısı yaptı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "İsrail'in işgal politikasını sürdürmesi bölgesel barışı tehdit etmektedir. Ateşkes, tüm tarafların yapıcı adımlar atması için bir fırsattır" dedi.
Öte yandan, Lübnan hükümeti İsrail'in işgaline karşı uluslararası hukuk yollarına başvuracağını duyurdu. Lübnan Başbakanı Necib Mikati, "İsrail'in topraklarımızda varlığını sürdürmesi kabul edilemez. Bunun için her türlü diplomatik ve hukuki girişimde bulunacağız" şeklinde konuştu.
Bölgesel yansımalar
Uzmanlar, İsrail'in bu tutumunun bölgede yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Dr. Ahmet Yıldız, "İsrail'in ateşkese rağmen işgal politikasını sürdürmesi, Hizbullah gibi grupların yeniden harekete geçmesine neden olabilir. Bu, bölgesel bir savaş riskini beraberinde getiriyor" dedi.
ABD-İran ateşkesinin sağladığı geçici sükunet, İsrail'in bu hamlesiyle tehlikeye girmiş durumda. İran'ın da tepkisiz kalmayacağı tahmin edilirken, taraflar arasındaki gerilim giderek tırmanıyor. Özellikle Suriye'deki İran varlığı ve İsrail'in bu bölgelere yönelik hava saldırıları, çatışmanın sıcak bir cepheye dönüşme potansiyelini artırıyor.
Sonuç
İsrail'in ateşkes sonrası işgal politikasında geri adım atmaması, Orta Doğu'da kalıcı barış umutlarını zayıflatıyor. Bölgedeki tüm aktörlerin çıkarlarının kesiştiği bu dönemde, uluslararası arabuluculuk çabaları daha da önem kazanıyor. Ancak İsrail'in güvenlik öncelikleri ile Lübnan ve Suriye'nin egemenlik talepleri arasındaki uçurum, kısa vadede bir çözümü zorlaştırıyor. Ateşkesin kırılgan yapısı, taraflar arasında güven tesis edilmediği sürece sürdürülebilir görünmüyor.