Kudüs Valiliği, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait mesleki eğitim kompleksini ortadan kaldırma planı yaptığını açıkladı. Valilik, bu planın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgedeki insani durumu daha da kötüleştireceğini belirtti.
UNRWA Kompleksine Yönelik Tehdit
Kudüs Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki mesleki eğitim merkezini kapatmak ve yıkmak için hazırlık yaptığı ifade edildi. Açıklamada, bu adımın Filistinli mültecilerin eğitim ve mesleki gelişim haklarını ihlal ettiği vurgulandı. UNRWA, bölgede yüz binlerce Filistinli mülteciye eğitim, sağlık ve sosyal hizmet sağlıyor.
Uluslararası Tepkiler
Filistin yönetimi ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, İsrail'in bu planını kınadı. Birleşmiş Milletler yetkilileri, UNRWA tesislerinin uluslararası koruma altında olduğunu hatırlatarak, İsrail'e planından vazgeçmesi çağrısında bulundu. Avrupa Birliği de konuya ilişkin endişelerini dile getirdi.
İsrail hükümeti ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önceki benzer adımlarında, İsrail UNRWA'nın faaliyetlerini "terör örgütlerine destek" olarak nitelendirmişti. Uzmanlar, bu planın bölgedeki gerilimi artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Ekonomik Etkiler
Doğu Kudüs'teki UNRWA eğitim kompleksi, yıllardır Filistinli gençlere mesleki beceriler kazandırarak iş bulmalarına yardımcı oluyordu. Kompleksin kapatılması, binlerce gencin eğitim ve iş imkanından mahrum kalmasına yol açabilir. Bu durum, bölgedeki işsizlik oranlarını daha da yükseltebilir ve sosyal huzursuzluğu tetikleyebilir.
UNRWA, 1949 yılında kurulduğundan beri Filistinli mültecilere hizmet veriyor. Ajans, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun yetkisiyle faaliyet gösteriyor ve uluslararası toplumun desteğiyle ayakta kalıyor. Ancak son yıllarda mali sıkıntılar ve siyasi baskılarla karşı karşıya.
Kudüs Valiliği, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı. Açıklamada, "UNRWA tesislerinin yıkılması, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu planın hayata geçirilmesi bölgede yeni bir krize yol açacaktır" denildi.
İsrail'in bu hamlesi, Doğu Kudüs'teki Filistin varlığını zayıflatma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Bölgede daha önce de benzer şekilde Filistin kurumlarına ait binalar yıkılmış veya kamulaştırılmıştı. Uluslararası toplum, İsrail'in bu tür adımlarını defalarca kınamış ancak somut bir yaptırım uygulamaktan kaçınmıştı.