Birleşmiş Milletler (BM), işgal altındaki Batı Şeria'da İsraillilerin Filistinlilere yönelik toprak gasbı amaçlı saldırılarının 2023 yılında 1000'i aştığını duyurdu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, bu yıl kaydedilen olay sayısı günde ortalama 6 ile tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Saldırılar, Filistin köylerine, zeytinliklere ve ekili arazilere yönelik baskınlar, araç ve ekipman tahribatı ile çiftçilere yönelik fiziksel saldırıları kapsıyor.
Rekor seviyede saldırı
OCHA'nın raporuna göre, 2023'ün ilk 10 ayında 1.024 saldırı olayı kaydedildi. Bu sayı, 2022'nin tamamında kaydedilen 910 olayı ve 2021'deki 780 olayı geride bıraktı. Saldırıların büyük kısmı, İsrail yerleşimcileri ve güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilirken, özellikle Nablus, Hebron ve Ramallah çevresindeki köyler hedef alındı. BM yetkilileri, bu durumun Filistinlilerin geçim kaynaklarını yok ettiğini ve bölgedeki gerginliği artırdığını vurguluyor.
Ekonomik ve sosyal etkiler
Batı Şeria'da tarım, Filistin ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Saldırılar nedeniyle binlerce dönüm zeytinlik ve tarım arazisi kullanılamaz hale geldi. BM, bu durumun Filistinli ailelerin gelir kaybına ve gıda güvencesizliğine yol açtığını belirtiyor. Ayrıca, saldırılar nedeniyle köylülerin topraklarına erişimi kısıtlanıyor, bu da göçe ve kırsal alanların boşalmasına neden oluyor. İsrail insan hakları örgütleri de yerleşimci şiddetinin sistematik hale geldiğini ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini ifade ediyor.
Uluslararası tepkiler
BM, AB ve çeşitli insan hakları kuruluşları, İsrail'e yerleşimci şiddetini durdurma çağrısında bulunuyor. Ancak İsrail hükümeti, bu saldırıları kınamak yerine zaman zaman yerleşimci gruplarına destek veriyor. ABD yönetimi ise konuya ilişkin sınırlı açıklamalarla yetiniyor. BM Özel Raportörü, bu durumun Filistin topraklarının ilhakına yönelik bir adım olduğunu ve iki devletli çözümü tehdit ettiğini belirtiyor.
Bağlam ve değerlendirme
Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti, İsrail-Filistin çatışmasının en kritik boyutlarından birini oluşturuyor. 1967'den beri süren işgal altında, İsrail yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı olarak genişletilmeye devam ediyor. Bu saldırılar, Filistinlilerin topraklarından zorla çıkarılması ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi amacını taşıyor. OCHA verileri, şiddetin tırmanma eğiliminde olduğunu ve uluslararası toplumun etkili bir müdahalede bulunmadığını gösteriyor. Bu durum, bölgede kalıcı barış umutlarını zedelerken, insan hakları ihlallerinin sistematik hale gelmesine yol açıyor. Uzun vadede, bu tür saldırıların önlenmesi için güçlü uluslararası baskı ve hesap verebilirlik mekanizmalarının devreye sokulması gerekiyor.