İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD'nin İran'ın altyapısına yönelik olası bir saldırısına karşılık olarak, bölgedeki tüm altyapı tesislerini hedef alacaklarını duyurdu. Şikarçi, Tahran'da düzenlenen basın toplantısında, "Eğer ABD veya müttefikleri İran'ın altyapısına herhangi bir saldırı düzenlerse, misillememiz anında ve orantısız olacaktır. Bölgedeki tüm altyapılar, enerji hatları, limanlar ve ulaşım ağları hedefimiz haline gelir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, özellikle Basra Körfezi'ndeki enerji tesislerinin güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.
Tahran'dan sert uyarı
Tuğgeneral Şikarçi, İran'ın her türlü askeri müdahaleye karşı hazır olduğunu vurgulayarak, "Savunma kabiliyetimiz tartışılmaz. Düşmanlarımız, saldırganlıklarının bedelini ağır ödeyeceklerini bilmelidir" dedi. Sözcü, İran'ın nükleer programına yönelik artan baskılara da değinerek, "Nükleer haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve herhangi bir askeri seçeneği masada tutuyoruz" şeklinde konuştu.
İran'ın bu açıklaması, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın geçtiğimiz hafta yaptığı, "İran'ın nükleer programı konusunda diplomatik çözüm için zaman daralıyor" uyarısının ardından geldi. Blinken, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmaması halinde, ABD'nin tüm seçenekleri değerlendireceğini belirtmişti.
Bölgesel güç dengeleri
İranlı askeri yetkilinin tehdidi, Orta Doğu'da zaten gergin olan ilişkileri daha da germe potansiyeli taşıyor. Bölgede İran destekli milis gruplarının bulunduğu Irak, Suriye ve Yemen'deki altyapı tesisleri, olası bir İran-ABD çatışmasında ilk hedefler arasında yer alıyor. Uzmanlar, İran'ın özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçişlerini engelleyebileceğine dikkat çekiyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu.
İran'ın bu açıklaması, İsrail'in de aralarında olduğu bölgesel aktörleri tedirgin etti. İsrail Başbakanı Naftali Bennett, yaptığı açıklamada, "İran'ın nükleer silah elde etmesine izin vermeyeceğiz. Gerekirse tek başımıza hareket ederiz" dedi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise henüz resmi bir yorumda bulunmadı.
İran'ın son tehdidi, Tahran yönetiminin Batı'yla nükleer müzakereleri durdurma kararının ardından geldi. Müzakerelerde İran, nükleer programa yönelik tüm yaptırımların kaldırılmasını talep ederken, ABD ve Avrupa Birliği, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirmesini istiyor.
Tahran'daki siyasi analistlere göre, İran'ın bu sert söylemi, iç kamuoyuna güç gösterisi yapma ve aynı zamanda ABD'ye pazarlık gücünü hatırlatma amacı taşıyor. Ancak bu tür tehditlerin gerçek bir çatışmaya dönüşme riski, bölge için büyük bir felaket olabilir.