Karayip Denizi'ndeki ada ülkesi Haiti'de çeteler, pazar gecesi başkent Port-au-Prince yakınlarındaki bir pazar yerine silahlı baskın düzenledi. Yetkililer, saldırıda en az 47 kişinin yaşamını yitirdiğini, 22'den fazla kişinin de yaralandığını doğruladı. Saldırının, bölgede kontrolü ele geçirmeye çalışan silahlı gruplar arasındaki şiddetin bir parçası olduğu belirtiliyor.
Saldırı Nasıl Gerçekleşti?
Yerel kaynaklara göre, silahlı çeteler gece saatlerinde Cite Soleil bölgesindeki bir pazar yerini kuşattı ve rastgele ateş açtı. Görgü tanıkları, çetelerin önce pazarın çevresini ablukaya aldığını, ardından satıcılara ve alışverişe gelenlere ateş açtığını aktardı. Olayda ölenlerin çoğunun sivil olduğu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, sağlık çalışanları yetersiz kaldı.
Haiti Ulusal Polisi, saldırıya ilişkin soruşturma başlattığını duyurdu. Ancak güvenlik güçleri, çetelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelere girmekte zorlanıyor. Başkent Port-au-Prince'in büyük bölümü, çetelerin kontrolü altında bulunuyor. Bu durum, ülkedeki insani krizi daha da derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler, Haiti'de son aylarda artan çete şiddeti nedeniyle binlerce kişinin yerinden edildiğini ve gıda güvenliğinin ciddi şekilde tehdit edildiğini açıklamıştı.
Çete Şiddeti Artıyor
Haiti, son yıllarda çetelerin giderek daha fazla güç kazandığı bir ülke olarak öne çıkıyor. Devlet kurumlarının zayıflaması, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik sıkıntılar, çetelerin etki alanını genişletmesine olanak sağladı. Özellikle 2021 yılında Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin suikastla öldürülmesinin ardından ülkede kaos ortamı derinleşti. Çeteler, gasptan uyuşturucu kaçakçılığına, cinayete kadar pek çok suça karışıyor. Ayrıca, siyasi gruplarla bağlantılı oldukları iddia edilen çeteler, seçim dönemlerinde de şiddet olaylarına imza atıyor.
Son aylarda başkent Port-au-Prince'te çeteler arası çatışmalar yoğunlaştı. Taraflar arasında yapılan ara ateşkesler kısa süreli oldu. Bu çatışmalar nedeniyle hastaneler yaralıları tedavi etmekte zorlanıyor, okullar kapanıyor, ticaret durma noktasına geliyor. BM, Haiti'de uluslararası bir gücün görevlendirilmesi çağrısında bulunsa da henüz somut bir adım atılmadı. Birleşmiş Milletler'in verilerine göre, bu yılın başından bu yana çete şiddeti nedeniyle 2 bin 500'den fazla kişi öldü ya da yaralandı; bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir artışa işaret ediyor.
Haiti Direniş Ağı gibi sivil toplum örgütleri, çetelerin silahlandırılmasında dış bağlantıların da rol oynadığını iddia ediyor. ABD ve diğer ülkeler, Haiti'ye yasadışı yollarla silah sevk edilmesini önlemek için daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini kabul ediyor. Ancak bu çabalar, ülkedeki şiddet sarmanını sona erdirmekten uzak.
Uluslararası Tepkiler
Pazar günü yaşanan katliam, dünya genelinde büyük tepki çekti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, olayı "kınanacak bir eylem" olarak nitelendirdi ve Haitililerin güvenliğini sağlamak için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği de yaptığı açıklamada, şiddeti kınayarak taraflara diyalog çağrısı yaptı. Ancak Haiti hükümeti, uluslararası desteğin yetersiz olduğunu ve acil müdahale gerekçesiyle çete liderlerine yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, saldırının savaş suçu teşkil edebileceğini belirterek bağımsız soruşturma çağrısında bulundu. Ancak Haiti'nin yargı sistemi, bu tür davaların üstesinden gelebilecek kapasiteye sahip değil. Uzmanlar, çetelerle mücadelede yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını, sosyal ve ekonomik kalkınma programlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgede İnsani Kriz Derinleşiyor
Çete şiddeti, Haiti'de zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor. BM'ye göre, ülke genelinde 4.9 milyon kişi akut gıda yetersizliği yaşıyor. Bu sayı, nüfusun neredeyse yarısını oluşturuyor. Çetelerin kontrol ettiği bölgelerde insani yardım ulaştırmak imkânsız hale geliyor. Ayrıca, kolera salgını baş gösterdi; son bir yılda yüzlerce kişi bu hastalıktan dolayı hayatını kaybetti. Şiddet olayları, sağlık merkezlerinin kapasitesini aşmasına ve hijyen koşullarının daha da kötüleşmesine yol açıyor.
Haiti'nin kuzeyindeki Cap-Haitien kenti de dâhil olmak üzere birçok bölgede gösteriler düzenleniyor; halk, hükümetin istifasını ve seçimlerin bir an önce yapılmasını talep ediyor. Ancak güvenlik ortamı iyileşmeden seçimlerin yapılması da riskli görülüyor. Yaşanan bu son saldırı, ülkede kalıcı bir çözümün ancak uluslararası işbirliği ve kapsamlı bir toplumsal mutabakatla mümkün olacağını bir kez daha gösterdi. Haiti'nin geleceği ise belirsizliğini koruyor.