İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ekonomisinin çöktüğü ve döviz rezervlerinin tükendiği yönündeki iddialarına sert bir dille karşılık verdi. Himmeti, İran'ın yeterli döviz rezervine sahip olduğunu ve ülke ekonomisinin bu tür spekülasyonlardan etkilenmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
Himmeti'den Net Mesaj
İran Meclisi'nde düzenlenen bir oturumda konuşan Himmeti, Trump'ın sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında dile getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Himmeti, "İran'ın dövizi var ve hem de yeterince var. Bu konuda hiçbir endişemiz yok" dedi. Bankacılık sisteminin güçlü olduğunu ve uluslararası yaptırımlara rağmen ülkenin döviz ihtiyacını karşılayabildiğini ifade etti. Ayrıca, İran'ın son yıllarda petrol dışı ihracatını artırdığını, bu sayede döviz gelirlerinin çeşitlendiğini aktardı.
Merkez Bankası Başkanı, ülkedeki döviz piyasasının istikrar içinde olduğunu, kur dalgalanmalarının geçici olduğunu ve gerekli müdahalelerin yapıldığını söyledi. Himmeti, "Döviz rezervlerimiz, temel ithalat kalemlerimizi karşılamaya ve piyasada oluşabilecek spekülatif atakları bertaraf etmeye yeterlidir" diye konuştu. Bu açıklamalar, piyasalarda rahatlama yaratırken İran riyalinin dolar karşısında hafif değer kazanmasına yol açtı.
Trump'ın İddiaları ve Arka Plan
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "İran ekonomisi çökmüş durumda, döviz rezervleri tükenmiş, halk açlıkla mücadele ediyor" ifadelerini kullanmıştı. Bunun üzerine İranlı yetkililerden sürekli yalanlama açıklamaları gelmişti. İran ile ABD arasında 2018 yılında yaşanan nükleer anlaşmadan çekilme sonrası başlayan gerginlik, ekonomi alanında da devam eden yaptırımlarla sürmekte.
İran ekonomisi, özellikle ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını yeniden uygulamaya başlamasıyla birlikte zor bir dönemden geçiyor. Petrol ihracatındaki düşüş, bankacılık işlemlerindeki kısıtlamalar ve dış ticaretteki daralma, ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor. Ancak İran hükümeti, bu zorluklara rağmen ekonominin ayakta kaldığını savunuyor. Merkez Bankası'nın açıkladığı verilere göre, enflasyon oranı yıllık bazda yüzde 35 civarında, işsizlik ise yüzde 11 seviyelerinde.
İran, kendi ekonomik bağımsızlığını korumak ve dış şoklara karşı dayanıklılığını artırmak için çeşitli stratejiler geliştirmiş durumda. Direniş ekonomisi olarak adlandırılan bu politika çerçevesinde yurt içi üretimin artırılması, ithalatın azaltılması ve yeni ticaret ortakları bulunması hedefleniyor. Bu bağlamda Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerle ekonomik ilişkiler güçlendirilmiş durumda.
İran Merkez Bankası Başkanı'nın bu açıklaması, hem iç kamuoyuna hem de dış yatırımcılara güven vermek amacı taşıyor. Ancak ekonomistler, İran'ın döviz rezervleri konusundaki verilerin şeffaf olmadığını ve bu tür açıklamaların siyasi mesaj içerdiğini dile getiriyorlar. Yine de, kısa vadede piyasanın sakinleşmesi ve döviz kurlarındaki istikrarın korunması için bu tür demeçlerin önemli olduğu ifade ediliyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim, geçtiğimiz günlerde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdığı yönündeki haberlerle yeniden alevlenmişti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) raporlarına göre, İran uranyumu yüzde 60 saflıkta zenginleştirmeye başlamış durumda. Bu durum, taraflar arasındaki müzakereleri de etkiliyor. Ekonomik yaptırımların hafifletilmesi, İran'ın çekirdek programdaki kısıtlamaları kabul etmesine bağlı görünüyor. Ancak şu ana kadar taraflar arasında somut bir ilerleme sağlanamadı.
İran halkı ise uygulanan yaptırımlar ve ekonomik daralma nedeniyle zor günler geçiriyor. Gıda fiyatlarındaki artış, işsizlik ve düşük alım gücü vatandaşların temel şikayetleri arasında yer alıyor. Yine de hükümet, durumun yönetilebilir olduğunu ve ülkenin bu zorlu süreci atlatacağını sürekli vurguluyor.
Sonuç olarak, Himmeti'nin açıklamaları, İran'ın iç dinamiklerini korumaya kararlı olduğunu gösteriyor. Ancak önümüzdeki dönemde ekonomik göstergelerin nasıl şekilleneceği, uluslararası gelişmelere ve siyasi iradeye bağlı olacak. Bu bağlamda bağımsız gözlemciler, İran'ın uzun vadede yaptırımların olumsuz etkilerini dengeleyebilmesi için daha fazla yapısal reform yapması gerektiğine dikkat çekiyor.
İran Merkez Bankası'nın bu açıklaması, ülkenin döviz rezervi konusunda daha önce birçok kez komplo teorileri üretilmesine rağmen, yetkililerin bu tür iddialara karşı duyarlılığını gösteriyor. Himmeti'nin vurguladığı gibi, İran'ın elinde yeterli döviz bulunuyor; ancak bu rezervlerin ne kadar süreyle yeteceği ve hangi koşullarda kullanılabileceği belirsizliğini koruyor.