İran resmi medyası, Hürmüz Boğazı'nın İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nden yapılacak ikinci bir duyuruya kadar tüm gemi geçişlerine kapatıldığını bildirdi. Karara gerekçe olarak ABD'nin nükleer mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi gösterildi. Bu adım, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik boğazda gerilimi tırmandırdı.
Kapatma kararının arka planı
İran resmi ajansı IRNA'ya göre, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Sözcüsü, 'Hürmüz Boğazı, ikinci bir emre kadar tüm gemi geçişlerine kapatılmıştır. Bu karar, ABD'nin nükleer anlaşmadaki taahhütlerini ihlal etmesi ve İsrail'in Lübnan'daki saldırganlığının devamı nedeniyle alınmıştır' dedi. Kapatma, durdurulan gemilerin Boğazı kullanmasına izin verilmeden önce İran makamlarından izin almalarını gerektiriyor. Yetkili, kararın 24 saat içinde yürürlüğe girdiğini ve uyulmaması halinde askeri müdahale yapılacağını ekledi.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan dar bir su yoludur ve dünya petrolünün yaklaşık %20'si buradan taşınır. Geçişlerin durdurulması, küresel enerji piyasalarında hemen paniğe yol açtı. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 4'ten fazla yükselerek varil başına 85 doların üzerine çıktı. ABD ve Suudi Arabistan gibi büyük petrol üreticileri, Boğaz'ın açık tutulması gerektiğini vurguladı.
Tahran'ın talepleri ve uluslararası tepkiler
İran'ın bu hamlesi, ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekildiği 2015 nükleer anlaşması (Kapsamlı Ortak Eylem Planı, KOEP) etrafındaki gerginlikten kaynaklanıyor. Tahran, ABD'nin anlaşma kapsamında yaptırımları kaldırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve Avrupa'nın ticaret mekanizmalarının yetersiz kaldığını savunuyor. Ayrıca, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarının bölgesel güvenliği tehdit ettiği belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanı, 'ABD ve müttefikleri, İsrail'in Lübnan'daki eylemlerini durdurmaz ve anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmezse, misillememizi artıracağız' uyarısında bulundu.
ABD tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, Orta Doğu'daki Amerikan askeri yetkilileri durumu izlediklerini ve deniz ticaretinin serbest akışını sağlamak için gerekli adımları atmaya hazır olduklarını bildirdi. İngiltere ve Fransa, İran'ı gerilimi tırmandırmamaya çağırdı. Suudi Arabistan, boğazdan geçişin uluslararası hukuka göre serbest olması gerektiğini hatırlatarak 'provokatif eylemlerden kaçınılması' çağrısı yaptı.
Uzmanlar, İran'ın boğazı kapatma tehdidinin yeni olmadığını ancak bu kez eyleme dökülmesinin ciddi bir tırmanış olduğunu belirtiyor. Jeopolitik analistlere göre, İran ekonomik baskı altında ve nükleer görüşmelerde elini güçlendirmek için bu yola başvuruyor. Ancak, boğazın uzun süre kapalı kalması, Körfez ülkelerinin yanı sıra İran'ın kendi petrol ihracatını da vurabilir. İran'ın petrolünün büyük kısmı bu boğazdan taşınıyor ve kapatma, ülkenin kendi gelirlerine de zarar verebilir.
BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu acilen ele alması bekleniyor. Bu arada, bölgedeki donanma güçleri alarma geçmiş durumda. Gözlemciler, İran'ın bu hamlesinin, uluslararası toplumdan koordineli bir yanıt alması halinde Ankara ve diğer bölgesel aktörler üzerinde de etkili olabileceğini belirtiyor.