CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin açıklamaları, HDP’li siyasetçi Sırrı Süreyya Önder’in kızı tarafından sert bir dille eleştirildi. Önder’in kızı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu’na tepki göstererek, "78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat..." ifadelerini kullandı. Tartışma, Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde Kılıçdaroğlu’nun 'evet' oyu vermesinden duyduğu pişmanlığı dile getirmesinin ardından alevlendi.
Kılıçdaroğlu'nun pişmanlık açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında, 2016 yılında Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması için yapılan oylamada 'evet' oyu kullandığını ve bundan pişman olduğunu söylemişti. Kılıçdaroğlu, "Keşke o oyu vermeseydim. Demirtaş’ın tutuklanacağını bilseydim asla evet demezdim" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, özellikle HDP tabanında ve Kürt siyasi hareketinde büyük yankı uyandırdı. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri, birçok kişi tarafından geç kalmış bir özür olarak değerlendirilirken, Önder’in kızının tepkisi ise bu hassasiyeti daha da belirginleştirdi.
Önder'in kızından sert sözler
Sırrı Süreyya Önder’in kızı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını samimi bulmadığını ifade etti. Paylaşımında, "78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat bu kadar vurdumduymazlık olmaz. Yıllarca Demirtaş’ın tutuklu kalmasına neden olan bir oydu ve şimdi pişmanım demek yetmez" dedi. Önder’in kızı, Kılıçdaroğlu’nun bu pişmanlığını geç ve yetersiz bulduğunu belirterek, "Bu ülkede adalet arıyorsak, geçmişte yapılan yanlışları kabul etmek yetmez, bunun için mücadele etmek gerekir" ifadelerini kullandı.
Demirtaş davası ve dokunulmazlık tartışması
Selahattin Demirtaş, 2016 yılında dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından 2018’de tutuklanmış ve yaklaşık 5 yıldır cezaevinde bulunuyor. Demirtaş hakkında açılan davada, terör örgütü propagandası yapmak ve örgüt üyesi olmak suçlamaları yer alıyor. Ancak Demirtaş ve avukatları, suçlamaları reddediyor ve sürecin siyasi olduğunu savunuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de Demirtaş’ın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve derhal serbest bırakılmasını istemişti. Ancak Türk mahkemeleri bu kararı uygulamadı. Dokunulmazlık süreci, dönemin AK Parti hükümeti tarafından hazırlanan ve muhalefetin de desteğiyle geçen anayasa değişikliği ile başlamıştı. Kılıçdaroğlu’nun 'evet' oyu, bu sürecin en tartışmalı anlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Toplumsal ve siyasi yankılar
Önder’in kızının bu çıkışı, sosyal medyada kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Kullanıcılar, Kılıçdaroğlu’nun pişmanlık açıklamasını eleştirirken, Önder’in kızına destek mesajları yağdırdı. Birçok kişi, Kılıçdaroğlu’nun bu konuda daha net bir özür ve adım atması gerektiğini belirtti. CHP içinde de bu açıklamalara yönelik farklı yorumlar yapılırken, bazı partililer Kılıçdaroğlu’nun sözlerini "samimi bir pişmanlık" olarak değerlendirdi. Ancak HDP kanadından gelen tepkiler, bu açıklamanın yeterli olmadığı yönünde. HDP sözcüleri, Kılıçdaroğlu’nun somut adımlar atması gerektiğini, aksi halde sözlerin havada kalacağını ifade etti.
Bağımsız değerlendirme
Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş’ın dokunulmazlığına verdiği destek, Türkiye siyasetinde uzun süre tartışma konusu olmuştu. Bu açıklama, muhalefet cephesinde geçmiş hataların kabulü olarak olumlu karşılanabilecek olsa da, Önder’in kızının tepkisi, toplumsal hafızada bu tür siyasi kararların etkisinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Siyasetçilerin geçmiş oylarını sorgulamaları önemli ancak bu pişmanlığın somut adımlara dönüşmesi, güvenin yeniden inşası için kritik. Demirtaş davasının seyri ve AİHM kararlarının uygulanmaması, bu pişmanlığın ne kadar anlamlı olduğunu test edecek.