İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ABD ile 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce Washington yönetiminin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını kısmen kaldırdığını açıkladı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki gerilimin azaltılmasına yönelik adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Revançi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ablukanın kısmen kaldırılmasının, İran'ın uluslararası sulardaki ticari faaliyetlerini olumlu etkileyeceğini belirtti.
Mutabakat Süreci ve Ablukanın Etkileri
İran ile ABD arasında 14 Haziran'da imzalanması beklenen mutabakat, nükleer program ve bölgesel güvenlik konularını kapsıyor. Deniz ablukasının kısmen kaldırılması, bu mutabakatın bir ön koşulu olarak görülüyor. ABD, 2018 yılında tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'a yönelik yaptırımları sertleştirmiş, bu kapsamda İran gemilerinin uluslararası sulardaki hareketlerini kısıtlamıştı. Abluka, özellikle petrol ve petrokimya ürünleri taşıyan tankerleri hedef alıyordu. İran, bu durumun ekonomisine ciddi zarar verdiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İran'ın bu açıklaması, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Uzmanlar, ablukanın kısmen kaldırılmasının, İran'ın petrol ihracatını artırabileceğini ve küresel enerji piyasalarında fiyatları aşağı çekebileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu adımın İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimi de azaltabileceği öngörülüyor. Öte yandan, ABD'nin bu hamlesi, İran'la doğrudan müzakere masasına oturmak istemeyen İsrail'de rahatsızlık yaratabilir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce İran'la yapılacak her türlü anlaşmaya şiddetle karşı çıktığını ifade etmişti.
Gelecek Senaryoları
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, mutabakatın imzalanmasıyla ablukanın tamamen kaldırılmasının beklendiğini ve bu durumun İran ekonomisine canlılık getireceğini söyledi. Ancak ABD'nin, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin endişeleri devam ediyor. İran, nükleer programının barışçıl olduğunu vurgularken, Batılı ülkeler uranyum zenginleştirme seviyesinin yüksekliğinden kaygı duyuyor. Önümüzdeki günlerde taraflar arasında yapılacak teknik görüşmelerin, mutabakatın çerçevesini netleştirmesi bekleniyor. Bu süreçte, İran'ın bölgedeki nüfuz mücadelesi ve dini rejimin iç siyasi dengeleri de önemli bir rol oynayacak. Bağımsız değerlendirmelere göre, Tahran'ın bu hamlesi, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma, ABD ile diyalog konusunda kararlı olduğu mesajını vermeyi amaçlıyor. Ancak anlaşmanın uygulanabilirliği, tarafların birbirine duyduğu güvenin sınanmasına bağlı.