ABD ve İran arasında varılan barış mutabakatının bir parçası olarak, Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine açılması karşılığında 300 milyar ABD Doları büyüklüğünde bir yatırım fonu kurulması gündeme geldi. Anlaşmaya göre, yaptırımlar aşamalı olarak gevşetilecek ve küresel şirketlerin katılımıyla oluşturulacak fon, İran ekonomisinin yeniden yapılandırılmasına katkı sağlayacak.
Mutabakatın detayları
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, mutabakatın üç aşamalı olarak uygulanacağını açıkladı. İlk aşamada İran'ın nükleer programıyla ilgili kısıtlamalar karşılığında Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş sağlanacak. İkinci aşamada petrol ve doğalgaz ihracatına yönelik yaptırımlar kaldırılacak. Üçüncü aşamada ise 300 milyar dolarlık yatırım fonu devreye girecek. Fonun, enerji, altyapı ve teknoloji sektörlerine yönlendirilmesi planlanıyor.
Küresel şirketlerin rolü
Yatırım fonuna Avrupalı ve Asyalı büyük şirketlerin katılım göstermesi bekleniyor. Özellikle Fransız Total, Alman Siemens ve Çinli CNPC gibi enerji devlerinin ilgisi olduğu belirtiliyor. Fonun yönetimi için merkezi Londra'da olacak bağımsız bir kurul oluşturulacak. İran Merkez Bankası, fonun ülkeye doğrudan yabancı yatırım akışını hızlandıracağını ve enflasyonu düşüreceğini öngörüyor.
Bölgesel yansımalar
Uzmanlar, anlaşmanın Ortadoğu'da dengeleri değiştirebileceğini ifade ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından endişe duyuyor. Öte yandan, Çin ve Rusya anlaşmayı desteklerken, İsrail mutabakata şerh koydu. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, anlaşmayı "tarihi bir fırsat" olarak nitelendirdi.
Son olarak, bu mutabakatın uygulanabilirliği ABD Kongresi'nin onayına ve İran'daki siyasi dengelere bağlı. İran'da muhafazakâr kanat, Batı ile yakınlaşmaya temkinli yaklaşırken, reformistler anlaşmayı ekonomik krizden çıkış yolu olarak görüyor. Önümüzdeki günlerde taraflar arasında teknik görüşmelerin başlaması bekleniyor.