Orta Doğu'da ateşkesin önündeki en büyük engel olarak görülen İran-ABD gerilimi, son günlerde yeni bir boyut kazandı. İran Devlet Televizyonu, Tahran yönetimi ile Washington arasında bir mutabakat zaptına ait olduğu öne sürülen gayriresmi bir ön taslak metne ulaştığını duyurdu. Beyaz Saray ise anlaşma iddiasını yalanlarken, İran son 3 günde ikinci kez hedef alındı. Uzman isimler, bölgedeki dengeleri alt üst edebilecek gelişmelere karşı uyarıda bulunarak, ''Şeytan üçgeni harekete geçti'' ifadelerini kullandı.
Mutabakat zaptı iddiası ve yalanlama
İran Devlet Televizyonu, Tahran ile Washington arasında varıldığı ileri sürülen mutabakat zaptının ön taslağına ulaştığını öne sürdü. Taslakta, nükleer program, bölgesel güvenlik ve yaptırımların kaldırılması gibi kritik başlıkların yer aldığı iddia ediliyor. Ancak Beyaz Saray Sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ''Herhangi bir mutabakat zaptı veya ön anlaşma söz konusu değil. Bu iddialar tamamen asılsızdır'' dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da konu hakkında henüz resmi bir açıklama yapmazken, Devrim Muhafızları'na yakın kaynaklar, ''Bu tür sızıntıların düşmanın psikolojik savaşının bir parçası olduğunu'' belirtti.
İran son 3 günde ikinci kez hedef alındı
İran, son 3 gün içinde ikinci kez siber saldırı ve sabotaj girişimlerine maruz kaldı. İlk saldırı, İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir siber saldırı olarak kayıtlara geçerken, ikinci saldırıda Devrim Muhafızları'nın iletişim ağının hedef alındığı bildirildi. İran Siber Savunma Komutanlığı, saldırıların büyük ölçüde engellendiğini açıklasa da, uluslararası uzmanlar bu olayların kasıtlı olarak İran-ABD görüşmelerini sabote etmeyi amaçladığını belirtiyor. Orta Doğu uzmanı Dr. Mehmet Yılmaz, ''Bu saldırılar, bölgede barış istemeyen güçlerin işi. 'Şeytan üçgeni' dediğimiz İsrail, Suudi Arabistan ve BAE ekseni, İran'ı müzakere masasından uzak tutmak için her yolu deniyor'' değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlardan kritik uyarı
Uzman isimler, Orta Doğu'da kalıcı bir ateşkesin ancak İran-ABD diyaloğuyla mümkün olabileceğini ancak bu sürecin önünde ciddi engeller olduğunu vurguluyor. Başkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Demir, ''İran'la ABD arasındaki görüşmeler, bölgedeki savaşın sona ermesi için kritik. Ancak İran Devrim Muhafızları içindeki şahinler, ABD'deki neoconlar ve bölgesel rakipler, bu görüşmeleri baltalamak için ellerinden geleni yapıyor. Son sabotaj girişimleri ve sızıntı iddiaları, bu 'şeytan üçgeni'nin harekete geçtiğinin en somut göstergesi'' ifadelerini kullandı.
Öte yandan, İran Dini Lideri Ayetullah Hamaney'in yakın çevresinden sızdırılan bilgilere göre, Tahran yönetimi ABD ile doğrudan müzakerelere sıcak bakmıyor ancak dolaylı kanallardan temasları sürdürüyor. ABD'nin ise İran'a yönelik maksimum baskı politikasını devam ettirirken, bir yandan da diplomatik çözüm arayışında olduğu biliniyor. Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda hem siber saldırıların hem de diplomasi trafiğinin artabileceğini belirtiyor.
Bölgedeki son gelişmeler, Orta Doğu'da barışın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İran-ABD hattındaki her adım, bölgesel dengeleri doğrudan etkilerken, ''şeytan üçgeni''nin sabotajları diplomatik çabaların önündeki en büyük engel olarak duruyor. Tarafların ateşkesi kalıcı kılmak için bir an önce güven artırıcı adımlar atması gerekiyor. Ancak mevcut koşullar, bu adımların atılmasını zorlaştırıyor. Görünen o ki, Orta Doğu'da barış, sadece İran ve ABD'nin değil, tüm bölgesel aktörlerin katkısıyla mümkün olacak.