İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ABD'nin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını iki ülke arasında 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce kısmen kaldırdığını söyledi. Revançi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ablukanın hafifletilmesinin İran'ın petrol ve petrokimya ürünleri ihracatını artırmasına olanak sağladığını belirtti.
Mutabakat öncesi adım
Revançi, ABD'nin bu hamlesini 'olumlu bir işaret' olarak nitelendirirken, mutabakatın tam olarak yürürlüğe girmesi için daha fazla adım atılması gerektiğini vurguladı. İranlı diplomat, 'ABD'nin ablukayı kısmen kaldırması, 14 Haziran'da varılan çerçeve mutabakatının imzalanmasına zemin hazırladı. Ancak henüz tam bir anlaşmaya varılmış değil' ifadelerini kullandı.
Ekonomik yansımalar
Uzmanlar, ablukanın kısmen kaldırılmasının İran ekonomisine kısa vadede önemli bir rahatlama sağlayacağını belirtiyor. İran'ın günlük petrol ihracatının 1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilirken, bu rakamın abluka öncesi dönemde 2,5 milyon varil seviyesinde olduğu biliniyor. Petrol gelirlerindeki artış, İran'ın döviz rezervlerini güçlendirirken enflasyonist baskıları da hafifletebilir.
İran Merkez Bankası verilerine göre, ülkede yıllık enflasyon yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor. Ablukanın hafifletilmesiyle birlikte ithalat maliyetlerinin düşmesi ve tedarik zincirlerinin iyileşmesi bekleniyor. Özellikle gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaç maddelerinde fiyat istikrarı sağlanabilir.
Bölgesel ve küresel bağlam
ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası, 2018 yılında eski Başkan Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle başlatılan 'maksimum baskı' politikasının bir parçasıydı. Abluka, İran'ın petrol ihracatını hedef alırken, uluslararası sularda İran bandıralı gemilere yönelik denetimleri de kapsıyordu.
14 Haziran mutabakatı, dolaylı görüşmeler yoluyla varılan bir çerçeve anlaşması niteliği taşıyor. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmazken, nükleer programın sınırlandırılması ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılması gibi maddeler içerdiği belirtiliyor.
Bağımsız analistler, ablukanın kısmen kaldırılmasını diplomatik bir jest olarak değerlendiriyor. Ancak İran'ın taleplerinin tam olarak karşılanmadığı ve mutabakatın uygulanmasının zaman alacağı vurgulanıyor. Körfez ülkeleri ve Avrupa Birliği, süreci yakından takip ederken, İsrail ise anlaşmaya karşı çekincelerini dile getiriyor.