İngiltere'de Mayıs ayı enflasyonu, Ukrayna savaşı ve küresel enerji krizine rağmen beklentilerin aksine sabit kaldı. Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 8,7 olarak gerçekleşti. Bu oran, Nisan ayındaki yüzde 8,7 ile aynı seviyede kalırken, piyasa beklentisi yüzde 8,4 seviyesine gerilemesi yönündeydi. Enflasyonun beklenenden yüksek kalması, Merkez Bankası'nın faiz artırımına devam edeceği sinyali olarak yorumlanıyor. Özellikle gıda ve hizmet fiyatlarındaki artış, çekirdek enflasyonun yüzde 6,9'dan yüzde 7,1'e yükselmesine neden oldu. Ancak enerji fiyatlarındaki düşüş, genel enflasyonu dengeleyen en önemli faktör oldu.
Enerji maliyetlerindeki düşüş enflasyonu frenliyor
Mayıs ayında akaryakıt fiyatlarında yüzde 1,7'lik düşüş yaşanırken, doğal gaz fiyatları da yüzde 3,1 azaldı. Bu düşüşler, savaşın başlangıcından bu yana en büyük aylık düşüşler olarak kaydedildi. Enerji düzenleyicisi Ofgem'in Nisan ayında uyguladığı enerji fiyat tavanındaki düşüş de etkili oldu. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, yaptığı açıklamada, enflasyonu düşürmenin öncelikli hedef olduğunu ve bu yönde adımlar atıldığını belirtti. Ancak muhalefet, hükümeti yetersiz önlemler almakla eleştiriyor ve enflasyonun hala yüksek seyrettiğine dikkat çekiyor.
ABD-İran anlaşmasının etkisi bekleniyor
ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın enerji maliyetlerini daha da düşürmesi bekleniyor. Anlaşma kapsamında İran'ın petrol ihracatının artması, küresel petrol fiyatlarını aşağı çekebilir. Uzmanlar, bu gelişmenin İngiltere'de enflasyonun yılın ikinci yarısında daha hızlı düşmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak anlaşmanın uygulanmasının zaman alabileceği ve kısa vadede etkisinin sınırlı olabileceği de ifade ediliyor. İngiltere Merkez Bankası'nın bu hafta yapacağı toplantıda faiz oranını yüzde 4,5'ten yüzde 4,75'e yükseltmesi bekleniyor. Banka, enflasyonu yüzde 2 hedefine çekene kadar faiz artırımlarına devam edeceğini sinyallemişti.
İş dünyası ve tüketiciler endişeli
Yüksek enflasyon, iş dünyasında maliyet baskısını artırırken, tüketicilerin alım gücünü de düşürüyor. İngiltere Ticaret Odaları Birliği (BCC), yaptığı ankette işletmelerin yüzde 60'ının fiyat artışı yapmayı planladığını ortaya koydu. Perakende sektöründe ise satışlar Mayıs ayında beklenenden düşük gerçekleşti. Tüketici güven endeksi de tarihi düşük seviyelerde seyrediyor. Ekonomistler, enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 5 seviyesine gerilemesini bekliyor, ancak bu tahminin gerçekleşmesi için enerji fiyatlarının istikrar kazanması ve ücret artışlarının kontrol altında tutulması gerekiyor.
Sonuç olarak, İngiltere'de enflasyonun sabit kalması, ekonominin kırılgan bir dengede olduğunu gösteriyor. Savaşın etkileri devam ederken, ABD-İran anlaşması gibi dış gelişmeler enflasyonun seyrini belirleyecek ana faktörler arasında yer alıyor. Merkez Bankası'nın para politikasındaki sıkı duruşu ve hükümetin mali tedbirleri, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelede belirleyici olacak. Ancak iş dünyası ve tüketicilerin beklentileri, ekonomik toparlanmanın yavaş olacağına işaret ediyor.