Yemen'de Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasındaki gerilim tırmanırken, Husi yetkililerden Türkiye'ye yönelik dikkat çeken bir tehdit geldi. Bir Husi yetkili, canlı yayında yaptığı açıklamada, Türkiye veya Pakistan'ın Yemen'deki çatışmalara doğrudan askeri müdahalede bulunması halinde "demir yumrukla" karşılık vereceklerini söyledi. Açıklama, bölgesel gerilimin yeni bir boyuta taşınabileceği yorumlarına yol açtı.
Canlı yayında sert mesaj
Husi yetkilinin canlı yayında sarf ettiği sözler, Yemen'deki savaşın bölgesel aktörleri de içine çekebileceği endişesini artırdı. Yetkili, Türkiye ve Pakistan'ı ismen hedef alarak, bu ülkelerin Yemen'deki çatışmalara asker göndermesi veya doğrudan müdahalede bulunması durumunda bunun karşılıksız kalmayacağını belirtti. "Demir yumruk" ifadesini kullanan yetkili, askeri kapasitelerinin her türlü saldırıya yanıt verecek düzeyde olduğunu iddia etti.
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'in başkenti Sana ve geniş bölgelerini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten itibaren Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. Son dönemde Husilerin İsrail bağlantılı gemilere yönelik Kızıldeniz'deki saldırıları, bölgesel tansiyonu daha da yükseltmişti.
Türkiye'nin Yemen politikası
Türkiye, Yemen'deki iç savaşta taraf olmamakla birlikte, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona askeri destek vermedi. Ankara, sorunun siyasi çözümle çözülmesi çağrısı yapıyor ve insani yardımlara öncelik veriyor. Türkiye'nin Yemen'e doğrudan askeri müdahalesi bulunmuyor. Ancak Husi yetkilinin tehdidi, Türkiye'nin bölgedeki dengeler açısından önemini gösteriyor.
Pakistan da benzer şekilde Yemen'deki çatışmalara asker göndermemiş, Suudi Arabistan'ın taleplerine rağmen parlamentosu böyle bir adımı onaylamamıştı. Husi yetkilinin her iki ülkeyi birlikte hedef alması, İslam dünyası içindeki bölünmüşlüğe işaret ediyor.
Uzmanlar: Tehdit mi, propaganda mı?
Bölge uzmanları, Husi yetkilinin açıklamasını propagandadan ibaret görüyor. Husilerin elindeki füze ve İHA kapasitesinin bölgesel hedeflere ulaşabileceği biliniyor, ancak Türkiye'ye yönelik bir saldırı kabiliyetinin sınırlı olduğu değerlendiriliyor. Yine de bu tür açıklamalar, Husilerin kendilerini bölgesel bir aktör olarak konumlandırma çabası olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, Yemen'deki insani kriz her geçen gün derinleşiyor. BM verilerine göre, ülkede 20 milyondan fazla insan yardıma muhtaç durumda. Çatışmaların yayılması, zaten kırılgan olan bölge istikrarını daha da bozabilir.
Bölgesel dengeler ve olası yansımalar
Husi yetkilinin açıklaması, İran'ın Husilere verdiği desteğin bir yansıması olarak da okunabilir. İran, Husileri siyasi ve askeri olarak desteklemekle suçlanıyor. Türkiye ile İran arasındaki ilişkiler ise inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Bu tür bir tehdit, Ankara'nın Tahran'a yönelik tutumunu etkileyebilir.
Ayrıca, Pakistan'ın da hedef alınması, İslam İşbirliği Teşkilatı içindeki dayanışmanın zayıflığını gözler önüne seriyor. Husi yetkilinin sözleri, Suudi Arabistan'a yönelik bir mesaj olarak da değerlendirilebilir: "Müttefiklerinizi Yemen'e sokmayın."
Sonuç olarak, Husi yetkilinin canlı yayındaki tehdidi, Yemen savaşının bölgeselleşme riskini artırıyor. Türkiye'nin askeri bir müdahalesi gündemde olmasa da, bu açıklamalar Ankara'nın bölgedeki hassasiyetlerini ve diplomatik dengelerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.