Dünya liderleri, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. oturumu için bu hafta New York’ta bir araya geliyor. BM yönetimi tarafından belirlenen “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Bir Birleşmiş Milletler” teması, kurumsal yapının içinde bulunduğu meşruiyet ve etkinlik sorunlarına işaret ediyor. Zirve, pandemi sonrası çok kutuplu dünyada BM’nin rolünü yeniden tanımlama arayışına sahne olacak.
BM’nin 80 Yıllık Mirası ve Mevcut Zorluklar
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1945’te kurulan BM, uluslararası barış ve güvenliği sağlama, insan haklarını koruma ve kalkınmayı teşvik etme misyonuyla kuruldu. Ancak 80 yıl sonra örgüt, veto yetkisi nedeniyle kilitlenen Güvenlik Konseyi, yetersiz finansman ve üye ülkeler arasındaki derin ayrılıklarla boğuşuyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Gazze’deki insani kriz ve Sudan’daki iç savaş gibi acil durumlarda BM’nin etkisiz kaldığı eleştirileri sıkça dile getiriliyor. Genel Sekreter António Guterres, son yıllarda yaptığı açıklamalarda çok taraflılığın erozyona uğradığını ve küresel yönetişimin güven krizi yaşadığını vurguluyor.
Bu yılki tema, sadece bir slogan olmanın ötesinde, BM’nin kendi içindeki reform ihtiyacını da yansıtıyor. Kurumsal yapının içinde bulunduğu durum, özetle “güven açığı” olarak nitelendiriliyor. Üye ülkelerin bir kısmı, BM’nin daha demokratik, şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesini isterken; özellikle daimi üyeler statükoyu korumaya çalışıyor. Zirvede, Güvenlik Konseyi’nin genişletilmesi, veto hakkının sınırlandırılması ve barışı koruma operasyonlarının yeniden yapılandırılması gibi konuların ele alınması bekleniyor.
Zirvenin Ana Gündem Maddeleri
81. oturumun açılış konuşmaları 24 Eylül’de başlayacak ve bir hafta sürecek. Genel Kurul Başkanlığı’nı bu yıl Afrika ülkelerinden bir temsilcinin yürütmesi bekleniyor; ancak kesin atama henüz netleşmedi. Liderlerin gündeminde şu başlıklar öne çıkıyor:
- İklim değişikliğiyle mücadele: Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için somut adımlar ve yeşil finansman taahhütleri.
- Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG): 2030 gündeminin sadece %15’inin rayında olduğu, acil hızlandırma çağrıları.
- Barış ve güvenlik: Ukrayna, Gazze, Sudan, Myanmar ve Sahel bölgesindeki çatışmalar.
- Kurumsal reform: Güvenlik Konseyi’nin yapısı, BM bütçesi ve insan hakları mekanizmalarının güçlendirilmesi.
- Yapay zeka yönetişimi: Küresel yapay zeka düzenlemeleri için ilk kez üst düzey bir oturum düzenlenecek.
Türkiye’yi zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil etmesi ve konuşmasında “Dünya Beşten Büyüktür” tezini yinelemesi bekleniyor. Erdoğan’ın ayrıca Gazze’deki insani durum ve BM reformu konularında çağrı yapması öngörülüyor. ABD Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılmadığı zirvede Ukrayna’ya destek mesajı verecek. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ise video konferans yoluyla hitap edebileceği belirtiliyor.
Reform Çabaları ve Üye Ülkelerin Tutumu
BM’nin karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklık, son yıllarda alternatif platformların doğmasına yol açtı. G20, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapılar, BM’nin işlevsiz kaldığı alanlarda inisiyatif alıyor. Örneğin, BRICS ülkeleri 2023’te genişleme kararı alarak küresel yönetişimde daha etkin olma hedefini ortaya koydu. BM içinde ise reform çağrıları giderek yükseliyor. Afrika Birliği, Latin Amerika ülkeleri ve Asya’daki bazı devletler, Güvenlik Konseyi’nde adil temsil talep ediyor. Ancak daimi üyelerin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) veto hakkından vazgeçmeye yanaşmaması, somut ilerlemeyi engelliyor.
BM yönetimi, 2024’te kabul edilen “Geleceğin Zirvesi” sonuç belgesinde bazı reform taahhütleri alsa da uygulama aşamasında somut adımlar atılamadı. Bu yılki tema, söz konusu taahhütlerin hayata geçirilmesi için bir fırsat olarak görülüyor. Sivil toplum kuruluşları, zirve sırasında çeşitli etkinliklerle reform taleplerini dile getirecek. New York’ta ayrıca iklim aktivistlerinin ve insan hakları savunucularının protestoları bekleniyor.
Öte yandan, BM’nin finansal durumu da endişe verici. ABD’nin ödenmemiş aidatları ve diğer ülkelerin gecikmeleri nedeniyle örgüt, barışı koruma operasyonlarını ve insani yardım programlarını kısıtlamak zorunda kalıyor. Genel Sekreter Guterres, üye ülkelere bütçe taahhütlerini yerine getirme çağrısı yapacak.
Zirveden Çıkabilecek Olası Sonuçlar
81. Genel Kurul’un somut bir reform kararı alması düşük olasılık olarak değerlendiriliyor. Ancak liderlerin konuşmaları, küresel gündemin önceliklerini göstermesi açısından önemli. İklim finansmanı, yapay zeka düzenlemeleri ve barışı koruma reformu gibi konularda bazı ortak bildiriler çıkabilir. Ayrıca, Ukrayna ve Gazze’ye ilişkin acil ateşkes çağrıları gündeme gelebilir; fakat Güvenlik Konseyi’ndeki veto riski nedeniyle bağlayıcı karar alınması zor görünüyor.
Türkiye açısından zirve, BM reformu konusundaki tutumunu uluslararası platformda yineleme fırsatı sunuyor. Erdoğan’ın ikili görüşmelerinde özellikle Suriye, Irak ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ele alması bekleniyor. Zirve sonrasında yayımlanacak sonuç bildirgesi, BM’nin geleceğine dair ipuçları verecek. Ancak asıl sınav, alınan kararların ne kadarının uygulanacağı olacak.
Sonuç olarak, BM Genel Kurulu 81. oturumu, çok taraflı sistemin meşruiyetini sorgulayan bir dönemde toplanıyor. “Güveni Yeniden Tesis Etmek” teması, örgütün kendi içindeki güven açığını kapatmadan küresel güveni sağlayamayacağını gösteriyor. Liderlerin söylemleri kadar, atacakları somut adımlar belirleyici olacak. Bu hafta New York’ta alınacak kararlar, BM’nin 21. yüzyıldaki rolünü şekillendirecek.