Küresel ticaretin stratejik geçit noktası Hürmüz Boğazı'ndan son 2 günde yalnızca 2 ticari gemi geçti. İran ile Umman arasında yer alan boğaz, dünya ham petrolünün yaklaşık beşte birinin taşındığı hayati bir su yoludur. Son verilere göre, ticari gemi trafiği yaklaşık son 5 haftanın en düşük seviyesine gerileyerek küresel tedarik zincirlerinde yeni bir darboğaz sinyali verdi.
Düşüşün arkasında ne var?
Uzmanlar, geçişlerdeki keskin düşüşü bölgedeki artan jeopolitik gerilimlere ve güvenlik endişelerine bağlıyor. İsrail-Hamas çatışmasının ardından Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, birçok nakliye şirketini rotalarını değiştirmeye itmişti. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki bu yeni düşüş, İran'ın bölgedeki askeri tatbikatları ve ABD donanmasının varlığıyla ilişkilendiriliyor. Deniz güvenliği firmaları, son 48 saatte boğazdan geçen gemilerin tamamının askeri eskort altında olduğunu belirtiyor.
Küresel enerji piyasalarına etkisi
Hürmüz Boğazı'ndaki trafik azalması, enerji piyasalarında tedirginlik yarattı. Brent petrol fiyatları, haberin ardından varil başına 2 doların üzerinde yükselerek 85 dolar seviyesine çıktı. Analistler, eğer durum uzun süreli olursa, küresel petrol arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol ihracatçıları, ihracatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. Alternatif rotaların (örneğin, Süveyş Kanalı veya Ümit Burnu) kullanılması durumunda navlun maliyetlerinin ve teslimat sürelerinin önemli ölçüde artacağı belirtiliyor.
Deniz ticaretinde yeni bir kriz mi?
Olay, 2023 sonundan bu yana Kızıldeniz'de yaşanan krizin ardından ikinci büyük darboğaz olarak değerlendiriliyor. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 15'i deniz yoluyla yapılırken, stratejik boğazlardaki bu tür tıkanıklıklar tedarik zinciri maliyetlerini artırıyor ve enflasyonist baskıları körüklüyor. Konteyner taşımacılığında gecikmeler ve artan sigorta primleri, özellikle Asya-Avrupa ticaretinde yeni fiyat artışlarına neden olabilir.
Bağımsız değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu durum, deniz ticaretinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bölgesel çatışmaların doğrudan bir yansıması olan bu gelişme, küresel ekonominin jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu hatırlatıyor. Uzun vadede, ülkelerin enerji arz güvenliği için alternatif koridorlar arayışına girmesi ve deniz ticaretinde çeşitlendirme stratejilerinin hız kazanması beklenebilir.