Haziran ayında en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri'nde (DİBS) gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası verilerine göre, haziran ayında enflasyondan arındırılmış getirilerde DİBS, yatırımcısına yüzde 3,2 reel kazanç sağladı. Bu oran, mevduat faizleri ve döviz yatırımlarının önüne geçerek, sabit getirili menkul kıymetler arasında en cazip seçenek oldu.
DİBS reel getirisi nasıl hesaplandı?
Haziran ayında TÜFE bazlı enflasyon yüzde 1,64 olarak açıklanırken, DİBS'in nominal getirisi yüzde 4,9 seviyesinde gerçekleşti. Reel getiri, nominal getiriden enflasyonun arındırılmasıyla yüzde 3,2 olarak hesaplandı. Bu dönemde mevduat faizleri ortalama yüzde 2,5 nominal getiri sağlarken, dolar/TL kuru yatay seyrettiği için döviz yatırımları reel olarak değer kaybetti. Altın fiyatları ise yüzde 0,8 artışla reel getiride DİBS'in gerisinde kaldı.
Diğer yatırım araçlarının performansı
Haziran ayında BIST 100 endeksi yüzde 2,3 nominal artış kaydetti, ancak enflasyon düşüldüğünde reel getiri yüzde 0,6 ile sınırlı kaldı. Döviz sepeti bazında euro/TL yüzde 0,5, dolar/TL ise yüzde 0,2 reel kayıp yaşadı. Mevduat faizlerinde ise yüzde 2,5 nominal getiriye karşın reel getiri yüzde 0,8 oldu. Böylece DİBS, tüm yatırım araçları arasında en yüksek reel getiriyi sağlayan enstrüman olarak öne çıktı.
Yatırımcılar için anlamı
Uzmanlar, DİBS'in cazip reel getiri sunmasında, Merkez Bankası'nın sıkı para politikası ve tahvil faizlerindeki yükselişin etkili olduğunu belirtiyor. Haziran ayında gösterge tahvil faizi yüzde 25 seviyesine çıkarken, kısa vadeli bonolar da yüksek getiri sağladı. Bu durum, enflasyon karşısında sermaye koruması arayan yatırımcılar için DİBS'i öne çıkardı. Ancak uzmanlar, reel getirilerin sürdürülebilirliği konusunda temkinli olunması gerektiğini de vurguluyor.
Bağlam ve değerlendirme
DİBS'in yüksek reel getirisi, ekonomideki faiz-enflasyon dengesine ilişkin önemli bir sinyal taşıyor. Merkez Bankası'nın faizleri yüksek tutması, tahvil faizlerini yukarı çekerken, enflasyonun düşüş eğilimine girmesi reel getirileri artırdı. Ancak, bu durumun geçici olabileceği ve yılın ikinci yarısında enflasyonun yeniden yükselişe geçmesi halinde reel getirilerin erozyona uğrayacağı öngörülüyor. Yatırımcıların portföy dağılımlarını yaparken bu riskleri göz önünde bulundurması gerekiyor.