Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından uluslararası platformlardan dışlanan Moskova yönetimi, dört yıl sonra ilk kez G20 maliye bakanları toplantısında yüz yüze temsil edildi. ABD'nin ev sahipliğinde Kuzey Carolina'nın Asheville kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'na Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov'un katılması, Avrupalı mevkidaşlarının sert tepkisini çekti. Savaşın finansmanına destek verdiği gerekçesiyle Rus yetkililere yönelik yaptırımların devam ettiği bir dönemde, Washington'ın bu hamlesi diplomatik krize yol açtı.
ABD'nin Daveti ve Avrupalı Bakanların Tepkisi
Toplantıya katılan Avrupalı bakanlar, Rusya'nın bu tür uluslararası platformlardaki varlığının savaşın meşrulaştırılması anlamına gelebileceği endişesini dile getirdi. İngiltere'nin yeni Maliye Bakanı Rachel Reeves'ten Fransa'nın Maliye Bakanı Bruno Le Maire'e kadar pek çok isim, Siluanov'un toplantıda bulunmasını protesto etti. Özellikle Ukrayna'ya yakınlığıyla bilinen Polonya ve Baltık ülkelerinin temsilcilerinin, Rus bakanla aynı salonda bulunmayı reddettiği belirtildi.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ise toplantının başında yaptığı konuşmada, Ukrayna'ya desteklerinin sürdüğünü ancak Rusya'nın da dahil olduğu küresel ekonomik sorunların çözümü için diyaloğun önemli olduğunu savundu. Yellen, "Rusya'nın buradaki varlığı, Ukrayna'ya olan bağlılığımızı zayıflatmaz" ifadelerini kullandı. Ancak bu açıklamalar Avrupalı maliyecileri tatmin etmedi.
Rusya'nın G20'ye Dönüşü: Süreç Nasıl İşledi?
Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı işgalin ardından G20 dahil birçok uluslararası kuruluştan izole edilmişti. Batılı ülkeler, Rus yetkililerin toplantılara katılımını engellemek için yoğun çaba sarf etmişti. Hindistan'ın ev sahipliğinde 2023 yılında yapılan G20 zirvesine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin katılmamış, yerine Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov gönderilmişti. Brezilya'nın dönem başkanlığında ise Rusya, maliye bakanları toplantılarına çevrimiçi olarak dahil edilmişti.
ABD'nin bu yılki ev sahipliğinde ilk kez yüz yüze katılımın sağlanması, bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, ABD'nin bu kararının arkasında küresel borç krizi, iklim değişikliği ve yükselen gıda fiyatları gibi konularda Rusya'nın iş birliğine duyulan ihtiyacın yattığını belirtiyor. Ayrıca, ABD yönetiminin seçim yılında uluslararası ilişkileri gerginleştirmek istememesi de etkili olabilir.
Siluanov toplantıda Rusya'nın ekonomik durumu ve yaptırımların etkisi hakkında bilgi verdi. Rus yetkili, ülkesinin ekonomisinin yaptırımlara rağmen büyüdüğünü savundu. Bu ifadeler ise Avrupalı mevkidaşların tepkisini daha da artırdı.
Ukrayna Savaşı ve Küresel Ekonomiye Etkileri
G20 toplantısının ana gündem maddelerinden biri, savaşın küresel ekonomi üzerindeki yansımaları. Enerji fiyatlarındaki istikrarsızlık, gıda arzındaki aksaklıklar ve artan borç yükümlülükleri, özellikle gelişmekte olan ülkeleri zor durumda bırakıyor. Dünya Bankası ve IMF verilerine göre, savaş nedeniyle bu yıl küresel büyüme yüzde 3,1'e gerileyecek.
Rusya'nın bu ortamda toplantıya katılması, bazı ülkeler tarafından "pragmatik bir yaklaşım" olarak nitelendirilse de, Batı ittifakında ciddi bir güven bunalımına yol açtı. Avrupa Birliği yetkilileri, Rusya ile aynı masada oturmanın savaş suçlarını görmezden gelmek anlamına gelebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle Ukrayna'nın batılı destekçileri, Rusya'nın G20'deki bu geri dönüşünün, 2022'de uygulanan izolasyon politikasının çöküşü olarak değerlendirilebileceğini dile getirdi.
ABD'nin bu adımı, geleneksel müttefikleriyle arasındaki görüş ayrılıklarını da su yüzüne çıkardı. Örneğin, İngiltere ve Fransa, Rusya'nın toplantıya katılımının geçici olması gerektiğini ve bir daha asla böyle bir durumun yaşanmaması için G20 kurallarının değiştirilmesi gerektiğini savundu. Buna karşılık, Çin ve Hindistan gibi ülkeler ise Rusya'nın dahil olduğu kapsayıcı bir yaklaşımın önemine vurgu yaptı.
Gözler Bir Sonraki Zirvede
G20 maliye bakanlarının bu toplantısı, Kasım ayında Brezilya'da yapılacak olan G20 Liderler Zirvesi'nin ön hazırlığı niteliğindeydi. Toplantıda alınan kararların, liderler zirvesine yansıması bekleniyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu zirveye katılıp katılmayacağı ise merak konusu. Brezilya hükümeti, daha önce yaptığı açıklamada Putin'in davet edileceğini ancak tutuklama kararı nedeniyle katılımın zor göründüğünü söylemişti.
Öte yandan, ABD'nin Rusya'yı bu toplantıya davet etmesi, bir sonraki başkanlık dönemi için de sinyaller taşıyor. Eski Başkan Donald Trump'ın olası geri dönüşüyle birlikte Rusya'ya yönelik politikaların yumuşayabileceği yorumları yapılıyor. Ancak mevcut yönetim, Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin süreceğini yineliyor.
Toplantıda ayrıca küresel asgari kurumlar vergisi uygulaması, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve borçlu ülkelerin desteklenmesi konularında teknik düzeyde müzakereler yapıldı. Rusya'nın bu müzakerelerdeki rolü, ilerleyen günlerde tartışılmaya devam edecek.
Bu gelişme, uluslararası toplumun savaş zamanı diplomasiyle ekonomik iş birliğini nasıl dengeleyeceği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Rusya'nın izolasyonunun ne kadar sürdürülebilir olduğu ve ortak sorunlar karşısında iş birliğinin mi yoksa ilkeli duruşun mu öncelikli olduğu tartışması, önümüzdeki dönemde uluslararası ilişkilerin seyrini belirleyecek gibi görünüyor.