Kıbrıs açıklarında 7 Ocak'ta batan Filo Jet isimli hızlı deniz otobüsünde yaşamını yitiren 4 kişinin ardından başlatılan hukuki süreç devam ederken, sigorta eksperlerinin ilk bulguları olayın perde arkasını ortaya koydu. Edinilen bilgilere göre, geminin batmasına neden olduğu belirlenen çatlaklar, kaza günü değil, kazadan önceki günlerde etkili olan şiddetli fırtına sırasında oluştu. İddialara göre, 4-4.5 metrelik dalgaların neden olduğu bu çatlaklara rağmen gemi, seferine çıkarıldı. Bu gelişme, kazayla ilgili soruşturmayı derinleştirirken, filo yönetimi ve gemi kaptanı hakkında yeni suçlamaların gündeme gelmesine yol açtı.
Fırtınada oluşan çatlaklar göz ardı mı edildi?
Sigorta eksperlerinin hazırladığı ön rapora göre, Filo Jet'in batmasına yol açan yapısal hasar, kaza anında değil, 5 Ocak'ta bölgede etkili olan fırtınada meydana geldi. Raporda, geminin gövdesinde oluşan çatlakların, 4 ila 4.5 metre yüksekliğindeki dalgaların etkisiyle oluştuğu ve bu çatlakların onarılmadan ya da yeterli güvenlik kontrolü yapılmadan 7 Ocak seferine çıkıldığı belirtiliyor. Eksperler, çatlakların geminin su almasına ve kısa sürede batmasına neden olduğunu, bu durumun da ihmal ihtimalini güçlendirdiğini vurguluyor. Olayın ardından gözaltına alınan Filo Jet Kaptanı Cengiz T. ve şirket yetkililerinin ifadelerine başvurulurken, gemi bakım kayıtları da mahkeme tarafından incelenmeye alındı.
Kaza anında yolcular uyarılmadı mı?
Geminin batışı sırasında yolcuların can yeleklerini giymeleri için anons yapılmadığı iddiası da soruşturmanın bir diğer ayağını oluşturuyor. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, su almanın başlamasından sonra kaos ortamı yaşandı ve yolcular kendi imkanlarıyla can kurtaran simitlerine ulaşmaya çalıştı. Filo Jet'in, denizcilik mevzuatına göre can yeleği sayısını tamamlaması gerekirken, bu sayının yetersiz olduğu yönünde tespitler de bulunuyor. Öte yandan, geminin kaptanı Cengiz T.'nin, köprü üstünden ayrılarak yolcuları tahliye etmeye çalıştığı, ancak geminin hızla yan yatması nedeniyle başarılı olamadığı öğrenildi. Olayda, biri bebek 4 kişi hayatını kaybederken, 50'den fazla kişi çevredeki balıkçı tekneleri ve sahil güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı.
Batan gemiyle ilgili geçmişte de şikayetler vardı
Denizcilik geçmişine bakıldığında, Filo Jet'in daha önce de teknik arızalar nedeniyle seferlerini aksattığı ve yolcuların mağdur olduğu şikayetleri bulunuyor. 2020 yılında çıkan bir yangın sonrası geminin bir süre seferden men edildiği, ardından yapılan onarımların yetersiz olduğu yönünde söylentiler gündeme gelmişti. Ulaştırma Bakanlığı'nın geçmişte gemiyi denetlediği ve bazı eksiklikler tespit ettiği ancak bu eksikliklerin giderilmesi için şirkete süre tanındığı bilgisi, kazanın ardından daha da önemli hale geldi. Bu denetim raporlarının ortaya çıkması, soruşturmanın seyrini değiştirebilir.
Sigorta şirketleri hasar bedelini ödemekte zorlanıyor
Kazanın ardından Filo Jet'in sigortası ile ilgili de belirsizlikler yaşanıyor. Geminin, uluslararası bir sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, ancak ihmal sonucu batırıldığı tespit edilirse sigorta şirketinin hasar bedelini ödemekten kaçınabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, benzer davalarda sigorta şirketlerinin, geminin 'denize elverişliliğini' kaybettiğini kanıtlaması halinde tazminat ödemekten kurtulabildiğini vurguluyor. Bu durum, Filo Jet'in sahibi olan şirketi zor durumda bırakabilir; zira geminin maddi değeri yaklaşık 15 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Ayrıca, hayatını kaybeden yolcuların aileleri ve yaralananların avukatları da şirkete karşı tazminat davaları açmaya hazırlanıyor.
Kaptan ve şirket yöneticileri hakkında suç duyurusu
Soruşturma kapsamında, Filo Jet'in kaptanı Cengiz T., ikinci kaptan Murat Y. ve şirketin genel müdürü Ahmet K. hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçlamasıyla gözaltı kararı çıkarıldı. Üç şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Savcılık, geminin sefere çıkmadan önceki teknik kontrol raporlarının yanı sıra, harekat merkezi ile yapılan yazışmaları da incelemeye aldı. Filo Jet yönetiminin, kazanın ardından yaptığı ilk açıklamada 'üzüntü duyduklarını' ifade etmesi ancak olayla ilgili ayrıntılı bilgi vermemesi, şirketin sorumluluktan kaçınmaya çalıştığı yönünde yorumlandı.
Deniz güvenliği uzmanlarından çağrı
Deniz güvenliği uzmanları, bu tür kazaların önlenmesi için gemi bakımlarının düzenli olarak ve bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi gerektiğini, ayrıca hava raporlarının ciddiye alınarak olumsuz koşullarda seferlerin iptal edilmesinin önemini vurguluyor. Kıbrıs hattında çalışan feribot şirketlerinin, kötü hava koşullarında seferlerini zaman zaman iptal ettiği biliniyor. Filo Jet firmasının ise son dönemde artan yakıt fiyatları nedeniyle sefer iptallerine gitmemeye çalıştığı, bu nedenle riski göze aldığı iddia ediliyor. Bu kazanın, deniz taşımacılığında güvenlik kültürünün yeniden gözden geçirilmesi için bir fırsat olması umuluyor.
Kazanın ardından bölgede deniz kazalarına karşı daha sıkı denetim yapılması beklenirken, Filo Jet'in batması, Türkiye deniz ticaret tarihine kara bir leke olarak geçti. Olay, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda can kayıplarına yol açması nedeniyle, gemi işletmecilerinin sorumluluklarını hatırlatması açısından da önem taşıyor. Hukuki sürecin sonucu, hem mağdur ailelerin adalet arayışı hem de sektördeki uygulamaların düzeltilmesi açısından belirleyici olacak. Gelişmeler, kamuoyunda yakından takip ediliyor.