Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) mahrem imamlar tarafından yönetilen ve kripto haberleşme uygulaması Signal üzerinden örgüt içi iletişimi sağlayan yapılanması deşifre edildi. Polis ekiplerince belirlenen 13 şüpheliden 10'u gözaltına alınırken, 3 kişinin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şüphelilerin, örgütün 'güncel bilişim yapılanması' adı verilen biriminde faaliyet gösterdikleri ve ele geçirilen dijital materyallerde örgütsel içerikli yazışmaların bulunduğu bildirildi.
Soruşturmanın Perde Arkası
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine ettiği soruşturma çerçevesinde, daha önce elde edilen bilgiler ışığında harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele ve İstihbarat birimleri, teknik takip ve dijital analizler sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Edinilen bilgiye göre, deşifre edilen şebeke, Türkiye genelinde kuryelik, sözde mütevelli heyeti üyeliği ve güncel haberleşme gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren kişilerden oluşuyor. Örgütün özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında mahrem imamların talimatıyla sosyal medya platformlarından gizli haberleşme ağlarına yöneldiği, bu kapsamda Signal uygulamasının yanı sıra ByLock, Eagle gibi farklı programları da kullandığı belirlendi.
Operasyonun teknik altyapısı hakkında bilgi veren kaynaklar, şüphelilerin örgüt içi hiyerarşide 'sorumlu düzeyinde' görev aldıklarını, özellikle güncel bilişim yapılanmasının örgütün 'kayıp' mensuplarını yeniden organize etme ve yeni eleman temin etme çalışmalarında aktif rol oynadığını kaydetti. Yapılan analizlerde, ele geçirilen dijital verilerde örgütün müzahir kurumlarında kullanılan sunuculara ve VPN hatlarına dair bilgilere ulaşıldığı öne sürüldü.
Ortaya Çıkan Dijital Ağ
İhbar ve önleme dinlemeleri sonucu ulaşılan bulgular, FETÖ'nün bilişim yapılanmasının yurt dışından yönetilen bir merkezle koordineli olduğunu ve özellikle son bir yıl içinde Türkiye'de bazı iş insanları ve kamu personeliyle irtibat kurmaya çalıştığını gösterdi. Örgütün, eleman kazanımında kripto para üzerinden finansman sağladığı ve bu yolla faaliyetlerini gizli yürüttüğü belirtiliyor. Operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheli, sağlık kontrolünden sonra Ankara Adliyesi'ne sevk edilirken, aralarında şebekenin elebaşı olduğu öne sürülen 3 kişinin yurt dışına kaçma girişiminde bulunabileceği ihtimaline karşı havalimanları ve sınır kapılarında önlem alındığı öğrenildi.
Gözaltı işlemlerinin ardından yapılan aramalarda çok sayıda cep telefonu, bilgisayar, tablet ve harici disk ele geçirildi. Dijital inceleme raporlarına göre, şüphelilerin büyük bir kısmının örgütün 'anket' adını verdiği talimatlar doğrultusunda periyodik olarak yurt dışından gelen şifreli mesajlarla haberleştiği, bu mesajların içeriğinde ise Türkiye'deki siyasi aktörlere ilişkin dosyalama çalışmalarının yer aldığı iddia ediliyor. Ayrıca, şüphelilerin bazılarının ByLock indiricisi olarak da bilindiği ve ByLock kullanmayan örgüt mensuplarını icraatçı konumunda istihdam ettiği kaydedildi.
Hukuki Süreç ve Emniyetin Çalışmaları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınan şüphelilere yönelik 'silahlı terör örgütüne üye olma', 'örgüt faaliyetlerini gizleme' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlamalarından işlem başlattı. Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, savcılığın talebi üzerine 3 firari şüpheli hakkında kırmızı bülten çıkarılması için İçişleri Bakanlığı'na yazı yazıldığı öğrenildi. Emniyet Genel Müdürlüğü, FETÖ'nün güncel yapılanmalarına yönelik çalışmalarının aralıksız süreceğini ve bu tür şebekelerin deşifre edilerek adalet önüne çıkarılacağını duyurdu.
Türkiye genelinde son bir yılda yapılan operasyonlarda örgütün sözde 'bilişim sorumluları'nın yakalanmasına yönelik önemli başarılar elde edildiği görülüyor. Geçtiğimiz aylarda İstanbul merkezli yürütülen bir başka soruşturmada da örgütün Signal kanallarını yöneten 14 kişi tutuklanmıştı. Bu operasyonların, örgütün çözülmez sanılan şifreli ağlarına yönelik oluşturulan yeni istihbarat tekniklerinin bir ürünü olduğu, siber güvenlik alanındaki analizlerin ve sanal ağ takip sistemlerinin bu başarıdaki rolünün büyük olduğu belirtiliyor.
Bağımsız Değerlendirme
FETÖ'nün bilişim yapılanması, terör örgütünün güncel ve organize faaliyetlerini sürdürebilme kapasitesinin en önemli göstergelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle 15 Temmuz sonrasında yurt dışındaki yapılanma ile bağlarını koparmadan, dijital araçlarla içeride tutunmaya çalışan örgütün yeni nesil operasyonlara açık olduğu sıklıkla ifade ediliyor. Bu kapsamda, güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği teknik takip ve sanal ağ analizleri örgütün 'kaçak ve göçmen' yöntemlerini büyük ölçüde etkisiz hale getirmeye başlamış durumda. Ancak gözaltına alınan kişi sayısı ile kıyaslandığında, organizasyonun ne kadar geniş bir tabana yayıldığı ve yurt dışı bağlantılarının ne ölçüde hakim olduğu gibi sorular, önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak ifade ve dijital delillerle aydınlatılacak gibi görünüyor. Hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülen bu operasyonların, örgütün finansman ağlarına ve eleman temin mekanizmalarına ağır bir darbe vurduğu söylenebilir.