Akaryakıt fiyatlarında Ağustos ayının son günü beklenen zam geldi. Motorinden alınan ÖTV’de kademeli geçiş uygulaması başlarken, mazota 3,60 TL’lik zam yapıldı. Zammın büyük kısmını 3 TL’lik ÖTV artışı oluştururken, 60 kuruşluk kısım ise KDV’den kaynaklandı. Böylece Eylül ayı itibarıyla motorin litre fiyatı ortalama olarak 29,70 TL seviyesine ulaştı. Benzin fiyatında ise şimdilik bir değişiklik olmadığı açıklandı. Peki, benzin ve motorin güncel fiyatları ne kadar? İşte 1 Eylül verilerine göre zam sonrası pompa fiyatları.
ÖTV Kademeli Uygulaması Başladı
Hükümet, akaryakıt ürünlerinde fiyat istikrarını sağlamak ve bütçe gelirlerini tahmin edilebilir kılmak amacıyla ÖTV’de kademeli bir sistem geliştirmişti. Bu sisteme göre, akaryakıt fiyatlarındaki düşüşlerde ÖTV artırılarak pompa fiyatlarının taban seviyede tutulması, yükselişlerde ise ÖTV’nin azaltılarak tüketicinin korunması hedefleniyor. Uygulamanın ilk sinyali Ağustos ayında verilmişti; ancak Eylül itibarıyla devreye giren düzenlemeyle birlikte motorin ÖTV’sinde yapılan artış, doğrudan pompa fiyatına yansıdı. Uzmanlar, bu sistemin fiyat dalgalanmalarına karşı bir tampon görevi göreceğini, ancak küresel piyasalardaki hareketliliğin devam etmesi halinde benzin için de benzer bir adım atılabileceğini ifade ediyor.
Motorine Yüzde 14 Zam
Yapılan zam sonrasında motorinin litre fiyatı İstanbul’da 29,65 TL, Ankara’da 29,75 TL ve İzmir’de 29,85 TL olarak hesaplandı. Bu fiyatlar, dağıtım firmalarına ve ilçelere göre küçük farklılıklar gösterebilmektedir. Zam oranı ise yüzde 14’ü buldu. Benzin litresi ise büyükşehirlerde ortalama 30,50 TL’den satılmaya devam ediyor. Ancak uzmanlar, benzine de eylül ortasında bir zam gelebileceği sinyalini veriyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kuru dalgalanmaları, akaryakıt fiyatlarının seyrini etkileyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
Akaryakıt Fiyatları Nasıl Hesaplanıyor?
Akaryakıt fiyatları belirlenirken; Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatları, dolar kuru, ÖTV ve KDV oranları dikkate alınıyor. EPDK tarafından onaylanan rafineri çıkış fiyatı, dağıtım firmalarının marjları eklenerek pompa fiyatını oluşturuyor. Son dönemde Brent petrolün varil fiyatı 85 dolar bandında seyrederken, motorin fiyatlarındaki artışın asıl nedeninin küresel talepteki canlanma ve OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntısı kararları olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin enerji ithalatının büyük bir kısmının ham petrole ve motorin gibi işlenmiş ürünlere bağımlı olduğu düşünüldüğünde, dış konjonktürdeki gelişmeler iç piyasaya doğrudan yansıyor.
Yılbaşından Bu Yana Akaryakıta Kaç Zam Geldi?
2025 yılı başından 1 Eylül’e kadar motorin, toplamda 17 kez zamlandı ve litre fiyatı 25,50 TL’den 29,70 TL’ye yükseldi. Benzin ise 16 zam ile litre başına 28,80 TL’den 30,50 TL seviyesine çıktı. Bu süreçte motorine yapılan toplam artış 4,20 TL, benzine yapılan artış ise 1,70 TL olarak gerçekleşti. Dağıtım firmaları, ÖTV düzenlemesi ile birlikte zamların öngörülebilir hale geldiğini, ancak tüketici tarafındaki etkinin halen yüksek olduğunu sık sık dile getiriyor.
İndirim Beklentisi Var mı?
Petrol fiyatlarının 90 dolar seviyesine yükselmesi halinde, ÖTV kademeli sisteminin devreye girerek akaryakıtta kısmi indirimlerin yaşanabileceği ifade ediliyor. Ancak OPEC+ ülkelerinin arz yönlü aldığı kararlar ve Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Türkiye’de günlük motorin tüketimi 150 bin varilin üzerinde. Bu durum, akaryakıt fiyatlarındaki oynamaların geniş bir kitleyi doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Kademeli ÖTV Sistemi Ne Getiriyor?
Kademeli ÖTV sistemi, ilk olarak motorin ürününde uygulamaya konuldu. Sistemin işleyişi, uluslararası piyasalardaki ürün fiyatına göre belirlenen bir bant aralığında ÖTV’nin otomatik olarak artması veya azalması prensibine dayanıyor. Bu sayede pompa fiyatlarının belirli bir ve aralığın altında veya üstünde kalması amaçlanıyor. Benzin için de benzer bir uygulamanın önümüzdeki haftalarda başlaması bekleniyor.
Akaryakıt zamlarının enflasyon üzerindeki etkisi yadsınamaz boyutlarda. Özellikle ulaştırma sektörü ve lojistik maliyetleri her zamla birlikte artarken, tüketici fiyatlarına da zam olarak yansıyor. Öte yandan akaryakıt üzerindeki vergi yükünün yüksek olması sık sık eleştiri konusu oluyor. Sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri, ÖTV’nin enflasyona endeksli olarak güncellenmesi gerektiğini, kademeli geçişin ise şeffaflık sağlamakla birlikte bütçe gelirlerindeki belirsizliği azaltacağını savunuyor. Piyasa koşullarındaki belirsizlik sürdükçe, vatandaşın akaryakıt bütçesinin önümüzdeki aylarda daha da zorlanabileceği öngörülüyor. Uzmanlara göre, en kalıcı çözüm; yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak ve toplu taşıma kullanımını özendirmekten geçiyor.