TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni yasayla, 8 Ekim 1956 tarihinden önce kamulaştırma yapılmadan okul, yol, hastane gibi kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere el konulan taşınmazlarla ilgili davaların tamamı kapatılıyor. Düzenleme, yıllardır süregelen mülkiyet uyuşmazlıklarını sona erdirirken, kamu yararı ve hukuki istikrarı ön planda tutuyor. Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek.
Düzenleme kapsamındaki taşınmazlar
Yasa, özellikle eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel kamu hizmetlerinin yürütüldüğü alanları kapsıyor. 1956 öncesinde devlet tarafından fiilen kullanıma başlanmış, ancak tapu kayıtlarında mülkiyet sorunu bulunan arsalar ve binalar bu düzenlemeden yararlanacak. Uzmanlar, kanunun yaklaşık 10 bin civarında davanın sonlanmasını sağlayacağını tahmin ediyor.
Yargıya nefes aldıracak
Adalet Bakanlığı yetkilileri, bu tür davaların yıllardır mahkemeleri meşgul ettiğini ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açtığını belirtiyor. Yeni düzenleme ile hem yargının iş yükü azalacak hem de kamunun elindeki taşınmazlar üzerindeki belirsizlik ortadan kalkacak. Muhalefet partileri ise mülkiyet hakkı ihlali endişesiyle düzenlemeye temkinli yaklaşıyor. Ancak hükümet, söz konusu taşınmazların uzun yıllardır kamu hizmetinde kullanıldığını ve geri verilmesinin kamu yararına aykırı olacağını savunuyor.