Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın Çağlayan Adliyesi'ndeki duruşmasında, mahkemenin Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) başına "tedbirli mutlak" kararı verdiği iddiası büyük tartışma yarattı. Göktaş'ın danışmanı sosyal medyada kararı yalanlarken, avukatları kısa süre sonra doğrulama yaptı. Bu çelişkili açıklamalar, sürecin şeffaflığı konusunda soru işaretlerine yol açtı.
Duruşma salonunda neler yaşandı?
Deniz Göktaş, 2022 yılındaki bir gösterisinde cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanıyor. Duruşmada mahkeme, CHP'nin parti olarak sorumluluğuna ilişkin "tedbirli mutlak" ifadesini kullandı. Avukatlar, bu kararın partinin tüzel kişiliğine yönelik bir yaptırım anlamına geldiğini savunuyor. Danışmanın yalanlaması ise "aksi bir durum söz konusu değil" şeklindeydi, ancak avukatlar duruşma tutanaklarına dayanarak kararın verildiğini teyit etti.
Siyasi yansımalar ve tarafların tepkileri
CHP sözcüleri, kararın demokrasiye darbe olduğunu belirterek itiraz edeceklerini açıkladı. Hükümete yakın kaynaklar ise kararın yargı bağımsızlığı çerçevesinde alındığını ifade etti. Göktaş'ın avukatı, "Müvekkilimizin ifade özgürlüğü ihlal ediliyor, ancak asıl tartışılması gereken CHP'ye yöneltilen bu yaptırım" dedi. Adliye çevrelerinde bu kararın emsal teşkil edip etmeyeceği merak ediliyor.
Türkiye'de siyasi partilere yönelik tedbir kararları nadir görülür. Anayasa Mahkemesi'nin benzer davalardaki içtihadı, partilerin kapatılması veya hazine yardımının kesilmesi yönünde olabiliyor. Bu dava, mizah yoluyla ifade özgürlüğü sınırlarını yeniden gündeme getirirken, CHP'nin cezai sorumluluk alanına çekilmesi hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.