Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı sonrası basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Ayasofya-i Kebir Camisi'nin ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Altıncı seneyi devriyesini şu anda kutladığımız, altıncı seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Allah nasip etti, bizlere açmak nasip oldu" ifadelerini kullandı.
Ayasofya'nın açılış süreci
Erdoğan, Ayasofya'nın 1934 yılında müzeye dönüştürülmesinin ardından uzun yıllar süren hukuki ve siyasi mücadele sonucunda 24 Temmuz 2020'de yeniden cami olarak ibadete açıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı, bu kararın millet iradesinin bir yansıması olduğunu vurgulayarak, "Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet'in emanetidir. Bu emaneti aslına döndürmek bizim için bir vefa borcuydu" dedi.
Cumhurbaşkanı, cami olarak ibadete açıldığı günden bu yana Ayasofya'nın yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaştığını belirtti. Erdoğan, "Ayasofya, hem İslam aleminin hem de tüm insanlığın ortak mirasıdır. Burası artık sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bir kültür ve medeniyet merkezidir" diye konuştu.
Ayasofya'nın tarihsel önemi
Ayasofya, 537 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından bazilika olarak inşa edildi. 1453 yılında İstanbul'un fethiyle birlikte Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülen yapı, 1934'te Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrildi. 2020'de Danıştay kararıyla müze statüsü iptal edilerek Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildi ve cami olarak ibadete açıldı.
Uzmanlar, Ayasofya'nın statü değişikliğinin Türkiye'nin iç siyasetinde ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını ifade ediyor. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, kararın kültürel mirasın korunması açısından endişe verici olduğunu belirtirken, Türkiye ise bunun egemenlik hakkı olduğunu savundu.
Camilerin önemi
Erdoğan, açıklamasında camilerin sadece ibadet yeri olmadığını, aynı zamanda toplumsal birliği güçlendiren merkezler olduğunu söyledi. Ayasofya'nın açılmasının ardından birçok vatandaşın sabah namazlarına akın ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, "Camilerimiz, bu milletin kalbinin attığı yerlerdir. Ayasofya da bu kalbin en önemli atardamarlarından biridir" dedi.
2024 yılı itibarıyla Ayasofya, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşı karşıya. Ramazan dönemlerinde düzenlenen özel programlar ve etkinliklerle caminin manevi atmosferi canlı tutuluyor.
Bağımsız değerlendirme: Ayasofya'nın ibadete açılması, Türkiye'de muhafazakar kesim tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, laik kesimlerde ve uluslararası toplulukta tartışmalara neden oldu. Tarihi bir yapı olarak Ayasofya, hem Hristiyanlık hem de İslam dünyası için sembolik değer taşıyor. Kararın uzun vadede Türkiye'nin kültürel diplomasisi ve turizm politikaları üzerindeki etkileri önümüzdeki yıllarda daha net görülecek.