Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) kurumlarının Kıbrıs meselesine ilişkin tutumunun giderek daha yanlı bir hal aldığını ifade etti. Keçeli, özellikle Avrupa Parlamentosu'nun son dönemdeki raporlarına dikkat çekerek, AB'nin Kıbrıs konusundaki önyargılı yaklaşımının perçinlendiğini vurguladı. Bu açıklama, Türkiye ile AB arasındaki gerginliğin Kıbrıs ekseninde devam ettiğini gösteriyor.
Keçeli'nin açıklamaları
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, yaptığı yazılı açıklamada, "Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere AB kurumlarının, Kıbrıs meselesi konusundaki tümüyle yanlı yaklaşımının son dönemde perçinlenerek devam ettiğini gözlemliyoruz" dedi. Keçeli, AB'nin Kıbrıs Türk tarafının meşru taleplerini görmezden geldiğini ve Rum kesimini muhatap alarak taraflı bir tutum sergilediğini belirtti. Sözcü, bu yaklaşımın çözüm çabalarını olumsuz etkilediğini ve adadaki gerilimi artırdığını sözlerine ekledi.
AB raporları ve Türkiye'nin tepkisi
Avrupa Parlamentosu, geçtiğimiz aylarda yayımladığı yıllık ilerleme raporlarında Kıbrıs meselesine geniş yer ayırmıştı. Raporda, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri eleştirilirken, Kıbrıs Türk tarafına yönelik herhangi bir olumlu adım yer almamıştı. Türkiye, bu raporları "tek taraflı ve önyargılı" olarak nitelendirerek reddetmişti. Keçeli'nin son açıklaması, AB'nin bu tutumunun devam etmesi halinde Türkiye'nin Kıbrıs politikasında herhangi bir değişiklik olmayacağı sinyalini veriyor.
Kıbrıs meselesinin arka planı
Kıbrıs, 1974'ten bu yana Türk ve Rum kesimleri olarak ikiye bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen müzakereler ise defalarca başarısızlıkla sonuçlandı. Türkiye, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini tanıyan iki devletli bir çözümü savunurken, AB ve Rum Kesimi tek egemenliğe dayalı federal bir yapıyı destekliyor. Bu temel görüş ayrılığı, taraflar arasındaki diyaloğu zorlaştırıyor.
Sonuç ve değerlendirme
Dışişleri Sözcüsü Keçeli'nin açıklaması, Türkiye'nin AB'ye yönelik eleştirilerinin dozunu artırdığını gösteriyor. AB'nin Kıbrıs konusundaki yanlı tutumu, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir kriz alanı yaratabilir. Öte yandan, adadaki çözümsüzlük hem bölgesel istikrarı tehdit ediyor hem de Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımını karmaşık hale getiriyor. Türkiye, AB'nin bu tutumunu değiştirmesi için diplomatik girişimlerini sürdürürken, uluslararası kamuoyuna da Kıbrıs Türklerinin haklı davasını anlatmaya devam edecek.