Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren Ravive Kozmetik fabrikasında 2023 yılında çıkan yangında üçü çocuk yedi işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ikinci duruşması Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada müşteki ailelerinin ifadeleri mahkeme salonunda duygusal anlara neden olurken, aileler adalet taleplerini yüksek sesle dile getirdi. Sanıkların tutuksuz yargılanmasına tepki gösteren aileler, 'Çocuklarımızı diri diri yaktılar' sloganlarıyla sokağa döküldü.
Davanın perde arkası
Olay, 2023 yılının Temmuz ayında Dilovası Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Ravive Kozmetik fabrikasında meydana geldi. İddiaya göre, fabrikada parfüm üretimi sırasında kimyasal maddelerin neden olduğu patlama sonucu yangın çıktı. Yangında aralarında 12 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu 7 işçi hayatını kaybetti. İtfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen alevler kısa sürede tüm fabrikayı sardı.
Soruşturma kapsamında fabrika sahibi ve iki yönetici hakkında 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan dava açıldı. Ancak aileler, sanıkların tutuksuz yargılanmasına tepki gösteriyor. Duruşma öncesi adliye önünde toplanan aileler, yetkililere ve işverene tepki gösterdi. 'Bu dava bir iş cinayeti davasıdır, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz' diyen ailelerin avukatı, bilirkişi raporunun eksik olduğunu ve yangının çıkış nedeninin tam olarak aydınlatılmadığını belirtti.
Mahkeme salonunda duygusal anlar
Duruşmada söz alan müşteki aileleri, hayatını kaybeden yakınlarının acısını anlattı. Bir anne, 'Oğlum 16 yaşındaydı, çalışmak zorundaydı. Şimdi onu toprağa verdik. Sanıklar ise serbest geziyor' diyerek gözyaşlarına boğuldu. Bir diğer aile üyesi ise 'Bu fabrikada daha önce de iş kazaları olmuş. Kimse önlem almamış. Çocuklarımızı diri diri yaktılar' ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı, tarafların sakin olmasını isterken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Dava sürecinde kamu görevlileri hakkında da soruşturma izni talep edildi. Aileler, yangın öncesi denetimlerin yetersiz olduğunu ve ihmal olduğunu iddia ediyor. Olayın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan incelemede, fabrikanın iş güvenliği önlemlerini almadığı tespit edilmişti. Ancak aileler, bu tespitlerin yeterli olmadığını ve daha kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiğini savunuyor.
Geniş yankı uyandıran dava
Dilovası'ndaki bu yangın, Türkiye'de iş güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle çocuk işçilerin çalıştırılması ve denetimlerin yetersizliği, kamuoyunda büyük tepki çekti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği dernekleri, olayın bir iş cinayeti olduğunu vurguladı. Dava sürecinin takipçisi olacaklarını belirten sivil toplum kuruluşları, adaletin sağlanması için mücadele edeceklerini açıkladı.
Bu dava, aynı zamanda Türkiye'de iş cinayetlerinin önlenmesi için yasal düzenlemelerin yetersizliğini de gözler önüne seriyor. Ailelerin isyanı, sadece Dilovası'nda değil, benzer faciaların yaşandığı diğer bölgelerde de yankı buldu. Uzmanlar, iş güvenliği denetimlerinin bağımsız kurumlar tarafından yapılması ve cezaların caydırıcı olması gerektiğini belirtiyor.
Davanın bir sonraki duruşması önümüzdeki ay görülecek. Aileler, adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceklerini söylüyor. Bu trajik olay, işçi sağlığı ve güvenliği alanında daha fazla adım atılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.