Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın babası Arif Güran ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Narin Güran cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma ve dava sürecini değerlendiren Demirtaş, dosyayı hukukçu gözüyle incelediğini belirterek, anne Yüksel Güran ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının hukuken tartışmalı olduğunu iddia etti. Demirtaş, 'Suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar'dır' ifadesini kullandı.
Demirtaş'ın görüşmesi ve değerlendirmeleri
Demirtaş'ın avukatları aracılığıyla yapılan açıklamaya göre, görüşme cezaevinde belirli bir süre içinde gerçekleşti. Demirtaş, Narin Güran'ın ölümüne ilişkin derin üzüntüsünü dile getirirken, adaletin tecellisi için takipçi olacağını ifade etti. Görüşmede, Narin'in ailesine başsağlığı dileyen Demirtaş, sürecin hukuki boyutuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, özellikle ceza yargılamasında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine vurgu yaparak, mevcut delil durumunun bazı sanıklar için yeterli olmadığını savundu.
Dosyadaki deliller ve tartışmalı kararlar
Narin Güran davasında, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararlar kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Mahkeme, anne Yüksel Güran, ağabey Eren Güran ve amca Salim Güran hakkında 'iştirak halinde çocuğa karşı kasden öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, komşu Nevzat Bahtiyar'a da aynı suçtan ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Ancak Demirtaş, bu kararların temyiz aşamasında bozulabileceğini ima ederek, özellikle anne ve amcanın cezai sorumluluğunun somut delillerle desteklenmediğini öne sürdü. Demirtaş, 'Hukuk devletinde cezalar, vicdani kanaatten ziyade kesin ve inandırıcı delillere dayanmalıdır. Bu dosyada, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar'dır' dedi.
Sürecin bağlamı ve toplumsal etkisi
Narin Güran, 21 Ağustos 2024 tarihinde Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde kaybolmuş, 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedeni bulunmuştu. Olay, Türkiye'de çocuk cinayetlerine karşı toplumsal bir infial yaratmış, birçok sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti adalet çağrısında bulunmuştu. Dava sürecinde yaşanan gelişmeler, adalet sisteminin işleyişine dair tartışmaları da beraberinde getirmişti. Demirtaş'ın bu çıkışı, siyasi bir figürün hukuki sürece müdahil olması nedeniyle farklı kesimlerden tepki çekti. Kimi çevreler Demirtaş'ın bu tavrını 'hukukun üstünlüğüne katkı' olarak değerlendirirken, kimileri ise 'süreci manipüle etme' olarak yorumladı. Öte yandan, Arif Güran'ın Demirtaş ile görüşmeyi kabul etmesi, ailenin adalet arayışında yeni bir sayfa açtığı şeklinde yorumlandı.
Bu gelişme, Türkiye'de ceza adalet sisteminin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkiler, sadece Narin Güran davasının değil, genel olarak yargı süreçlerine duyulan güvenin de bir yansıması niteliğinde. Demirtaş'ın görüşmesi, cezaevinde bulunan bir siyasetçinin hukuki süreçlere etkisi bağlamında da tartışılmaya devam ediyor.