Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayiinde yakaladığı büyük ivmeye dikkat çekerek, "2002'de yıllık 248 milyon dolar olan savunma sanayii ihracatımız, bugün aylık 992 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bir yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık bir haftada yapıyoruz" dedi. Erdoğan, bu başarının yerli ve milli üretim hamlesinin sonucu olduğunu vurguladı.
Savunma Sanayiinde Tarihi Başarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Türk savunma sanayiinin son 20 yılda gösterdiği performansı rakamlarla ortaya koydu. 2002 yılında sadece 248 milyon dolar olan yıllık ihracatın, 2024 itibarıyla aylık 992 milyon dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, bu artışın yıllık bazda 12 milyar doları aştığını ifade etti. "Bir zamanlar dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayiinde bugün dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyoruz. İHA, SİHA, zırhlı araçlar, gemi inşa ve elektronik harp sistemlerinde yakaladığımız ivme takdir topluyor" dedi.
Yerli ve Milli Üretimin Gücü
Erdoğan, savunma sanayiindeki bu başarının arkasında yerli ve milli üretim hamlesinin yattığını söyledi. ASELSAN, TAI, HAVELSAN, Roketsan gibi şirketlerin yanı sıra KOBİ'lerin de bu başarıda önemli rol oynadığını belirtti. "Bugün savunma sanayiinde yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaştık. Bu, bize sadece ekonomik kazanç sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda stratejik bağımsızlık da kazandırıyor" diye konuştu. Cumhurbaşkanı, özellikle insansız hava araçları ve milli muharip uçak KAAN projesine dikkat çekti.
İhracatta Yeni Hedefler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii ihracatında yeni hedefler belirlediklerini açıkladı. 2025 yılı sonu itibarıyla yıllık ihracatın 15 milyar dolara çıkarılmasının planlandığını söyledi. "Bu potansiyele sahibiz. Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Amerika'ya kadar birçok ülkeye savunma ürünleri ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu pazarı daha da genişleteceğiz" dedi. Ayrıca, savunma sanayiinde istihdamın da 100 bin kişiyi aştığını belirtti.
Stratejik Özerklik ve Güvenlik
Savunma sanayiindeki bu büyümenin Türkiye'nin stratejik özerkliği ve ulusal güvenliği açısından kritik olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Artık dışarıdan silah almak zorunda değiliz. Kendi silahımızı, kendi mühimmatımızı, kendi gemimizi, kendi uçağımızı üretiyoruz. Bu, bize bölgesel ve küresel arenada daha güçlü bir konum sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Değerlendirme
Türkiye'nin savunma sanayiinde kat ettiği mesafe, sadece ekonomik bir başarı değil, aynı zamanda jeopolitik bir dönüşümün de göstergesi. Yerli üretim oranının yükselmesi, ihracat gelirlerinin artması ve teknolojik bağımsızlığın sağlanması, ülkenin küresel rekabette elini güçlendiriyor. Ancak, bu başarının sürdürülebilir olması için Ar-Ge yatırımlarının artırılması ve yeni pazarlara açılma stratejilerinin kararlılıkla uygulanması gerekiyor. Savunma sanayiindeki bu ivme, Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.