Batman ve Çanakkale'de çocukların aileleriyle birlikte katıldığı manevi etkinlikler, bazı medya organlarında çarpıtılarak hedef gösterildi. Sözcü TV ekranlarında yayınlanan bir programda, gazeteci Simge Fıstıkoğlu ve Korkusuz yazarı Mustafa Mutlu, çocukların yaşadığı coşkuyu 'istem dışı' ve 'sakıncalı' olarak nitelendirdi. Bu yayın, 28 Şubat dönemindeki baskıcı zihniyetin yeniden hortladığı yorumlarına yol açtı.
Bilinçli bir hedef gösterme
Batman'da bir okulda düzenlenen etkinlikte çocukların sevinçle katıldığı anlar, Sözcü TV'deki programda 'çocukların istismar edildiği' iddiasıyla ele alındı. Oysa etkinlik, ailelerin de katılımıyla gerçekleşen, manevi değerlerin paylaşıldığı bir organizasyondu. Çanakkale'deki benzer bir etkinlik de aynı yayında hedef alındı. Uzmanlar, bu tür yayınların toplumda kutuplaşmayı artırdığını ve çocukların psikolojisini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Fıstıkoğlu ve Mutlu'nun yorumları, sosyal medyada geniş tepki topladı.
28 Şubat zihniyetiyle benzerlik
1997'deki 28 Şubat sürecinde de benzer şekilde dini değerler ve toplumsal etkinlikler hedef alınmış, başörtülü öğrenciler ve dini eğitim kurumları baskı görmüştü. Şimdi de çocukların masumane coşkusunun 'tehlikeli' olarak yansıtılması, o dönemin zihniyetinin devam ettiğini gösteriyor. Sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerden yapılan açıklamalarda, bu tür yayınların çocuk düşmanlığı olduğu vurgulandı. Batman Valiliği de etkinliğin usulüne uygun olduğunu açıkladı.
Medyada dil ve sorumluluk
Bu olay, medyada kullanılan dilin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yer aldığı etkinliklerin haberleştirilmesinde objektiflik ve hassasiyet ön planda olmalı. Sözcü TV'nin yayını, bir kez daha medyanın kutuplaştırıcı diline örnek olarak gösterildi. Basın Konseyi'ne yapılacak şikayetlerle bu tür yayınların denetlenmesi talep ediliyor.
Toplumsal tepki ve sonuç
Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada #ÇocuklarınSevinciHedefAlınamaz etiketiyle kampanya başlatıldı. Binlerce kişi, çocukların coşkusuna saygı duyulması gerektiğini belirtti. Bazı siyasetçiler de bu yayını kmadı. Bu tür yayınların, toplumda nefret söylemini yaygınlaştırdığı ve çocukların ruh sağlığını tehdit ettiği ifade ediliyor. 28 Şubat zihniyetinin yeniden canlanması, demokratik değerler açısından endişe verici. Toplumun her kesiminin bu tür yayınlara karşı duyarlı olması gerekiyor.