CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un deprem bölgesindeki çalışmalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Erol, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalarda Bakan Kurum'un gösterdiği çabayı takdir ettiğini belirterek, "Parti ayrımı yapmadan, şahsım adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. CHP'li vekilin bu sözleri siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.
Deprem Sürecinde Bakan Kurum'un Rolü
Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından bölgeye giden ve koordinasyonu sağlayan isimlerden biri olan Bakan Murat Kurum, özellikle kalıcı konutların inşası ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması noktasında yoğun mesai harcadı. Gürsel Erol, Elazığ özelinde de yürütülen çalışmaları yakından takip ettiğini ve sürecin şeffaf bir şekilde ilerlediğini vurguladı. Erol, "Deprem bölgesinde yapılan çalışmaları yerinde görüyoruz. Bakan Murat Kurum'un koordinasyonu ve sahada gösterdiği performans, takdir edilmesi gereken bir noktada" dedi.
CHP'li vekil, deprem gibi felaketlerin siyaset üstü bir mesele olduğunu belirterek, "Bu tür konularda muhalefet olarak da yapıcı eleştirilerimizi sunuyoruz. Ancak doğru işler yapıldığında takdir etmek de bizim görevimiz. Bakan Kurum, Elazığ'da da deprem konutlarının hızlandırılması için özel çaba sarf etti" diye konuştu.
Muhalefetten Övgü: Siyasette Yeni Bir Dil
Gürsel Erol'un bu çıkışı, son dönemde siyasette artan kutuplaşma ortamında farklı bir ton olarak değerlendiriliyor. CHP'li bir milletvekilinin iktidar partisinden bir bakana açıkça teşekkür etmesi, siyasi iletişim açısından dikkat çekici bir adım olarak yorumlandı. Erol, sözlerinin arkasında durduğunu ve bunun bir seçim stratejisi olmadığını ifade ederek, "Ben Elazığ'ın milletvekiliyim. Depremde zarar gören hemşehrilerimin sorunlarını çözen herkese teşekkür ederim. Bu, partizanlık değil, memleket meselesidir" şeklinde konuştu.
Siyaset bilimciler, deprem sonrası dönemde muhalefetin bazı konularda iktidarla iş birliği yapmasının normal olduğunu, ancak bunun seçmen nezdinde nasıl karşılanacağının belirsiz olduğunu belirtiyor. Gürsel Erol'un açıklamaları, CHP tabanında da farklı yorumlara yol açtı. Bazı partililer, "Bakanın çalışmalarını övmek doğru olabilir ancak muhalefet görevini de unutmamak lazım" derken, bazıları ise "Sorunları çözen herkesi takdir etmek gerekir" görüşünü dile getirdi.
Elazığ'da Deprem Konutları ve Gelecek Planlaması
Elazığ, 24 Ocak 2020'de 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsılmış, ardından 6 Şubat 2023 depremlerinden de etkilenmişti. Bakanlık, Elazığ'da hem 2020 depremi hem de 2023 depremleri için konut seferberliği başlatmış durumda. Gürsel Erol, Elazığ'daki konutların teslim sürecini yakından takip ettiğini ve Bakan Kurum'un bu konuda kendilerine sürekli bilgi verdiğini aktardı. Erol, "Elazığ'da hak sahibi olan depremzedelerin büyük bir kısmı evlerine kavuştu. Kalanlar için de çalışmalar hız kesmeden devam ediyor" dedi.
Bakan Murat Kurum ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, deprem bölgesinde 2024 yılı sonuna kadar tüm kalıcı konutların teslim edileceğini duyurmuştu. Kurum, "Cumhurbaşkanımızın talimatıyla gece gündüz demeden çalışıyoruz. Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli yuvalarına kavuşturacağız" ifadelerini kullanmıştı.
Siyasi Analiz: Övgünün Ardındaki Denklem
Gürsel Erol'un Bakan Kurum'a yönelik övgüsü, yerel seçimler öncesinde dikkatle okunması gereken bir hamle olarak değerlendiriliyor. Elazığ, CHP'nin Orta Anadolu ve Doğu Anadolu'da kısmi olarak güçlü olduğu illerden biri değil; ancak Erol, 2023 genel seçimlerinde milletvekili seçilmeyi başarmıştı. Deprem bölgesindeki seçmenin hassasiyetleri göz önüne alındığında, muhalefetin iktidarın icraatlarını takdir etmesi, yerel seçimlerde ittifak arayışları veya ortak projelerin sinyali olabilir.
Öte yandan, Cumhur İttifakı cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak AK Parti kurmayları, muhalefetten gelen övgülerin memnuniyet verici olduğunu, bunun siyasette yumuşama adına bir fırsat olarak görülebileceğini belirtiyor. Bakan Kurum'un ise bu tür övgülere karşılık olarak sahadaki çalışmalara odaklandığı ve siyasi tartışmalara girmekten kaçındığı biliniyor.
Sonuç olarak, CHP'li Gürsel Erol'un sözleri, deprem sonrası siyasette iş birliği ve takdir kültürünün yeşermesi açısından bir umut ışığı olabilir. Ancak siyasetin doğası gereği, bu tür açıklamaların kalıcı bir yumuşamaya dönüşüp dönüşmeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek. Depremzedeler ise siyasetin ötesinde bir an önce normal hayata dönmeyi bekliyor.